<

<

Ülke politikalarının, çatışmalarının, satanların, satılanların, tüm perde arkasında yaşananların asla gazete ve televizyon haberlerine yansımayan çoğu zaman aktörlerinin bile tam anlamıyla bilmediği binbir girift olayla örülü olduğunu anlamak için öyle uzun boylu düşünmeye gerek yoktur. Sağını solunu bilmediğiz, bilemediğiz olaylar karşısında ne köşeyazarları gibi bilgiçlik yapıp ahkâm kesecek kadar safım; ne de artistlik yapıp bunlar komplo teorileri deyip geçecek kadar körüm.



Bir ülke düşününki artık sınırları içinde kimin ne halt yediğini bilmiyor, birileri izin verip bilse bile elinde birşey gelmiyor. Kurumlar birbirinden bilgi saklıyor ama halka dezenformasyon diz boyu. Kendi ülkesinde bile başka ülkenin istihbaratçılarına bize karışmayın da ne yaparsanız yapın deniyor. Amerika ve onun sayesinde İsrail'e yaptırılan modernizasyonlar ile dışa bağımlı askeri teknoloji çemberi bir türlü kırılamıyor. Kıbrıs çıkartmasını Amerika izin vermeyince çıkartma gemileri yerine feribotlarla yaptık, iyi güzel ama 30 sene geçti ve hâlâ üç tarafı denizlerle çevrili güzel yurdun bir tane uçak gemisi yok. En yakın temas Varyag. Ona da "vay bee" deyip boğazdan geçerken el salladık sadece. Başka? Pardon pardon, şu büyük rezaleti unutuyordum az kalsın. Hani şu ABD Ankara Büyükelçisi Ross Wilson'ın davetiyle AKP Milletvekili Vahit Erdem, Genç Parti Genel Başkan Yardımcısı Emin Şirin, Prof. Dr. İlber Ortaylı, ATO Başkanı Sinan Aygün, televizyoncu Kadir Çöpdemir, şarkıcı Sibel Tüzün'ün Kıbrıs açıklarındaki Eisenhower adlı uçak gemisine ziyaretlerinden bahsediyorum. Mesaj açık ama neyse girmeyelim detaylara.



Sorun belki de Türkiye'nin olmayan uçak gemisi olsa dahi var olan uçağını oradan uçaramayacak oluşudur ya da Montrö gereği İstanbul'un ortasından yani Boğaz'dan içinde kaçak ıvır zıvırı bırak, tank yüklü gemiler geçtiğinden hebersizken, geminin 60 metre üstündeki köprüden, deli dumrul vergisi geçiş ücretini ödemedi diye vatandaşının tepesine düşman edasıyla binmesidir.



Sorun daha çok elbette ama en beteri çözüm adına birşey yapmadan ne yapacağını bilemeden yakın ve uzak gelecek için "o gün gelsin bakarız" diyenler; sorumluluk mevkiinde olup gece rahat uyuyabilenler, daha Hakkari-Kerkük arasının kaç km. olduğunu bilmeden "Kerkük'e girelim" diyenler. Uluslararası hukukun verdiği haklara rağmen Kuzey Irak'a operasyon yapamamak. Dağda elde silah gezenlere dukunamayanca, şehirde DTP'liler gibi pislik kusanları, elinde molotof gezenleri yüreklendirmek...



Son haftalarda ise yana yakıla ASELSAN'daki mühendislerin sözde intiharlarıyla ilgili dişe dokunur birşeyler arıyorum. Yok. ASELSAN'ın mühendisleri yerine işe yaramaz bir gazeteci ya da siyasetçi olsa dünya basınında bile haber olurdu ama iş böyle olunca yok. Mecliste gündeme geldi ama elbette oradan da bir halt çıkmayacağını çok iyi
biliyoruz.



7 Ağustos 2006, 16 Ocak 2007 ve 26 Ocak 2007. Hüseyin Başbilen, Halim Ünsem Ünal ve Evrim Yançeken. Hepsi OTDÜ mezunu ve ASELSAN'da çalışıyor. Biri yüksek lisans tezi sıkıntısına dayanamıyor, sabaha karşı camdan atlıyor. Diğeri içinde kan olmayan arabanın içinde bileği ve boğazı kesik halde kaybolmasından 3 gün sonra bulunuyor. Haliyle CIA ve MOSSAD adı geçiyor, bu işlerde İngiliz dış istihbarat servisi MI-6 çok etkin olsada nedense hiç basında adı çıkmaz. Neyse, olaylar böyle göz göre gelişip, ayan beyan cinayetlere intihar denilince insanın aklına tabi CIA ve MOSSAD kadar tecrübesi olmayan Türkiye'den birileri geliyor. Belki ASELSAN'dan bilgi sızdırıyorlardır diye düşünüyoruz. Ama mühendislerin çalıştıkları projelere bakıyorsunuz hepsi ABD ve İsrail'e giden milyarlarca dolarlık savunma giderlerini sıfırlayıp bu silahları Türkiye'nin bağımsızca kullanmasına yarayacak gizli projeler. Dediğim gibi kestirmek zor ama her halukarda suçlu Türkiye'den. Gerçi amaaaan canım boşversene, bu ülkede ABD'ye Jandarma Genel Komutanını vermişsin kimsenin gıkı çıkmamış birkaç mühendisin, askerin, polisin lafı mı olur? Hem Amerika dost ülke, stratejik ortak, ne PKK'yı besliyor, ne Barzani'yi şımartıyor, konsolosları, ajanları doğuda tatil niyetine geziyor. Çuval olayı? Kurtlar Vadisi halletti o işi. Öyleyse niye bu antiamerikanizm ha niye?
/p>
<
<

<5/span> Yorum: “
    <
  1. # <Anonymous Adsızyazıyor...