
Bilgisayarımdaki fazlalıkları temizlerken iki fotoğraf dikkatimi çekti. Birisi Galata Köprüsü’nde, 1961 yılında çekilmiş; tramvay törenle “son sefer”ini yapıyor. Diğer fotoğrafta ise Şişli-Pangaltı'ndaki raylı sistemi görüyorsunuz. Bir dönemin meşhur Belediye Başkanı Haşim İşcan’ın talimatıyla İstanbul’daki tüm tramvay rayları sökülmeye başlayınca bu iki fotoğraftaki raylardan da eser kalmadı haliyle.
1960’larda rayların bir bir sökülmeye başladığı tarihlerde İstanbul’un aksine; Paris, Londra ve Moskova gibi dünya kentlerindeki aynı sistem uzun yıllar muhafaza edildikten sonra revize edilerek kullanıldı.
Biz ise tramvay raylarını söküp, toplu taşımada otobüslere geçtik. Ama ne tuhaftır ki gördüğünüz iki fotoğraftaki raylarda 2000’li yıllarda geri geldi. Hem de tamtamına aynı yerden geçiyor bu raylar. Sadece Şişli’de raylar biraz daha derinden geçiyor o kadar. Unutmadan bir şey daha var: Şimdilerde 1 kilometrelik tramvay hattı için 2,5 milyon dolar, metro hattı için 6 milyon dolar harcanıyor. Ama hâlâ bazıları “Marshall”ı sadece boya markası olarak biliyor.Bir bilgi: 1914 İstanbul’unda 130 kilometre uzunluğunda raylı sistem varken 2002 yılında bu rakam 38 kilometreydi.


Başkası yaptıktan onyıllar sonra bize getirmek bir maraz mıdır? Oysa bazı hususlarda dünyaya önder olduğumuz şurda kalsın; hiç olmazsa geride kalmayaydık. Ya da tersi de düşünülebilir: Başkası yapıyor diye, bizde de uygulamak bir şart mıdır? Mesela: Dünya dans ediyor diye biz de dans etmek zorunda mıyız? Niye onlar halay çekip zurna çalmıyorlar.
1960'lar anadoludan istanbula göç furyasının başladığı yıllar. Dikkat edilirse o yıllarda o kadar çok değer yitirildi ki raylı sistemler onlardan yanlızca biriydi.
2000'li yıllara kadar bozulan,ritimsizleşen şehri yeniden adam etmeye çalışıyorlar.Bunların başında hem hızlı ulaşım hemde estetik olarak güzel görünen raylı sistemleri geri getirmeye çalışarak.
esasında bu konuyla ilgili attila ilhan'ın hangi atatürk kitabının 201. sayfasında enfes bir yazı var. orada konu net bir şekilde anlatılmış zaten.
ulaşım çirkinliğinden sonra istanbulun (bana göre en önemli) mimari çirkinliğide biran evvel düzeltilir. Dünyanın en güzel coğrafyasına sahip olan şehrimize kendine yakışan en güzel mimari kimlik kazandırılır İnşşaallah.
Turkuz, dogruyuz, caliskaniz ve insaniz. Kisacasi insan ve devlet piskolojisi. Otobusler daha hizli, daha yuksek insan kapasitesi ve daha uzun ve flexible yollardan gecebilicegine gore o insan o zaman butun sehirdeki insanlar icin oyle karar vermis. Bence dogru ama yanlis da bir karar degil.
Selamlar,
Mehtap
yazıyı okudum ama ben raylı siistem ile ilgili yazmayacağım.Cahilliğime verin ama marshall ı ne olarak bilmemiz gerektiğini bilmiyorum.Bunuda eklerseniz sevinirim.
marshall planı kastediliyor sanırım
Very cool design! Useful information. Go on! » » »