<

<


Mesut İnsanlar Fotoğrafhanesi

Bugün Türkiye’deki erkeklerden % 30’unun Ahmet, Mehmet, Hasan, Hüseyin; kadınların ise Ayşe, Fatma, Zeynep olmasının sebeplerini bir çırpıda bulabilirsiniz AMA 20 tane yeni kurulacak üniversiteye -ilim, irfan, feni geçtik- doğru düzgün isim bile bulamayacak kadar aptalı bunca milyon arasından zor bulursunuz.




Şöyle de sorabiliriz aslında; mesela kasap dükkanına, “Kasap Kasabı” ismini veren birini bulabilir misiniz? Bulamazsanız ben yardımcı olayım hemen.



İstanbul’da yeni kurulacak bir üniversiteye “Bilim Üniversitesi” adı verilecekmiş. Onların aklına üniversite deyince, bilimden gayrı her şey geldiğinden olsa gerek bari ismi tescilleyelim demiştirler herhalde. Yazık, vallahi yazık!. Ha “Bilim Üniversitesi” demişsin; ha Öz/Hakiki,Meşhur/Tarihi Sarıyer Börekçisi… İkisinin de altında yatan asalaklık aynı. Ama bizim üniversitede şöyle manyak bir hoca var demenin falan anlamı yok. Tüm üniversiteleri çarpsan, bölsen “universal” ne yaptıkları ortada. Üniversite deyince belki hâlâ birilerinin aklına “bilim” geliyor ama içerde “Türk Üniversiteleri” deyince kimsenin aklına artık “bilim” gelmiyor. Dışarıda da tanıyan yok zaten. İşte mecliste kararlaştırılan “Bilim Üniversitesi” adı da bunun ispatı. Biz nasıl Hakiki Sarıyer Börekçisi’nin hakiki olmadığını biliyorsak, artık dünya alem de bilecek “Türk Üniversitelerinin” bilimle alakasının kalmadığını.



Kim ne derse desin “isim verme” konusunda Türk Silahlı Kuvvetleri’nin mantığını hep beğenmişimdir. Birçokları dahil oldukları popüler kültürsüzlerin içini boşalttıkları kelimelerle cebelleşip, yeni isim ararken TSK, kendini ilgilendiren konularda, isim verme hususunda hayli başarılıdır. Hem de kendilerini dünyadaki tek ordu zannetmezler! Böyle köklü bir anlayışa sahip olunmasaydı bu yıl Türk Kara Kuvvetlerinin 2215. kuruluş yıldönümü kutlanacak olmazdı zaten. Neyse, darbe meraklısı olmadığımızı söyleyip, geçelim.



Eskiden kişilere isim ya da lakap verilirken yaptıkları işe göre isim verilirmiş, kişi kendini ispat edeceği güne kadar isimsiz gezer; yiğit deyivermekle Yiğit olunmazmış. Kişi işin yapar, çıkarmış halkın karşına; “Haydi beni adlayın!



Ne noksan ne fazla verilirmiş hakkınca adı kişiye. Sonra çıkar kişi, başlarmış duaya; “…. adımı ben aldım, yaşımı Allah versin!”



Şimdilerde ad vermek kolay, ad almak isteyense pek yok! Üniversitelerin ve ilgililerin yaptığı ortada, eski isimlerini boş verin, herkese adını hakkınca buyrun siz verin!
/p>
<
<

<44/span> Yorum: “
    <
  1. # <Anonymous wasyazıyor...