<

<




Başbakan’ ın Diyarbakır çıkartması beklendiği gibi fiyasko ile sonuçlandı. Geziden iki gün önce oluşturulan havanın ne denli yanlış olduğundan bahsetmiştim. Bu yanlışın üzerine birde Erdoğan’ ın “Kürt sorunu” diye bir tanımdan bahsetmesi meşhur kedili karikatürü getiriyor insanın aklına. Erdoğan’ ın “çözeceğiz” deyip de elini attığı her iş daha beter hale geliyor.Artık ne Kasımpaşalı bıçkın delikanlı salınmaları kurtarır durumu, ne de şiir okumaları. Eline yüzüne bulaştırdığı her işte hala kuyruğu dik tutmaya çalışıyor.



Başbakan daha 3 ay önce Norveç’ de bir gazetecinin sorusuna; “Bizim öyle (Kürt sorunu) bir sorunumuz yok” derken, bugün neler söyler hale geldi… Erkan Mumcu’ nun da değindiği gibi PKK ve yandaşlarının lugatıyla konuşan bir Başbakan vardı Diyarbakır’ da. Esas tarihi olan budur. Ak mı, kara mı onu sonra göreceğiz.



Bu ülkenin Kürt sorunu diye bir sorunu yok, “terör sorunu” var. Ama şimdi Başbakan bunları öyle iç içe soktu ki. Yarın PKK dan da bu şekilde bahsedenler olursa şaşırmayacağım. Kavramların yerini değiştirdi ve etki alanını tüm Kürt'lere pay etti. Bu ülkede PKK yandaşı olmayan Kürt'lerin öncelikli tek sorunu var. O da geçim. Ama şimdi Başbakan’ın ifadesiyle onlarında bir sorunu oldu: Kürt sorunu. Enin de sonun da bu lafı da söylettiler. Açlık sınırı altında insanlar yaşıyor Diyarbakır’ da, % 54 ü işsiz. Ama sadece bir sorunları var, “Kürt sorunu” öyle mi?



Erdoğan’ ın kahramanlık hayalleri etrafında ki güruh tarafından pohpohlana dursun; AB ile müzakere günü; “Ama Kürt sorununu da kabul ettim” diye bakakalıp AB işinin imkansızlığını anladığında, muhtemelen ( genel seçimlerden sonraki ilk yıl içinde ) AB ye de rest çekip, yurtta kahraman gibi karşılanma hayalleri mi görüyor Erdoğan? Enin de sonunda bu da olacak, işte o zaman biz bize kalacağız. AB uğruna neler feda edildiğini, dereyi görmeden nasıl çırılçıplak kalındığını, o zaman bakalım kim, nasıl anlatacak? Bu kadar basiretsizliği, yine külhanbeyi tavırlar kapatabilecek mi, göreceğiz.




Türkiye’ nin dört yanından şehit cenazeleri toprağa veriliyor; kuvvet komutanları, terörle mücadeleyi sınırlı yetkilerle devam ettirdiklerini söylüyorlar, Hilmi Özkök susuyor. Deniz Baykal ve Erkan Mumcu dışında tek muhalefet yok. Mehmet Ağar’ da susuyor, Devlet Bahçeli’ de. Erdoğan yine uçuşta demeçler veriyor… Anlamak mümkün değil. Yassıada ve Menderes zamanı… Tasvip etmesem de mahkeme de hakimin; “Cahil oy çoğunluğunun temsilcileri” sözü geliyor aklıma.



PKK Giresun, Gümüşhane civarında da dolaşıyormuş. Giresun’ da 365 günün 280 günü yağışlı geçer ama köylerin 4/3 ünde su yoktur. Başbakan’ ı Giresun’a gönderilim de orada da bir “Laz sorunu” falan çıkarsın. Ülkeye hizmet, artık böyle yapılıyor heralde. Unutmadan, o kadar koruma falan az gelir, bu sefer çelik yelek ve miğferle görmek istiyoruz Sayın Başbakanı.
/p>
<
<

<13/span> Yorum: “
    <
  1. # <Anonymous Adsızyazıyor...