Bugün İzlenimci dostumuzun linkleri arasına aldığı harika bir sayfaya denk geldik. 7 aydır Olan Biten başlığı adı altında, müstear adıyla Murat Karun, yazılar yazmakta ama İzlenimler dışında blog dizinlerinde bile sayfanın adı geçmiyor. Aslında sebebini Murat Karun’un kendini takdim yazısından, yazıların içeriğene kadar pek çok detayda bulabilirsiniz. Ama bu blogu topyekün “yok” sayamazsınız.



Yazar blogunda Tükiye’de yerleşmiş sorunlardan, yanlış bakış açılarından kendine özgü, pek de hoş olmayan bir üslupla bahsediyor. Darwin’in elek kanunu yürürlüğü girince ben her halükarda aranızdan sıyrılabilir, ABD’de de paşa paşa yaşayabilirim “kolaycılığına” kaçan, “Siz Türkler” hitabını bolca dillendiren yazar, sorunu Türklerin çocuklukken şımartılmaları ipucundan yola çıkarak çözmeye çalışıyor. Bunu 7 aylık arşivinde, 10’nun üstünde tekrarlamasıyla bize de, Murat Karun’un yaşamının ilk yıllarında hayli ilgiden yoksun olduğu ipucunu verse de bunu da diğerleri gibi görmezden geliyoruz. Zira niyetimiz bağcıyı dövmek değil, üzüm yemek.



Bir çırpıda okunan blogda doğru-yanlış değerlendirmeleri yaparken çokça doğru olmayan yan fikirlerin yanı sıra sağlam ve esaslı ana fikirlere ve bunlardan ulaşılan sonuçlara rastlayabilirsiniz. Tarih felsefesi itibariyle Bernard Lewis ve Stanford Shaw’dan hayli etkilendiği anlaşılan yazarın seçim sistemleri ve olmaz olası Fransız hayranlığı üzerine de çok güzel tespitleri var.



Murat Karun hakkını helal etsin, bazı yazılarını okurken, sinirlerime pek hakim olamadım. Ama emin olabilirsiniz, iyi niyetliyim. Çünkü esas itibariyle olması gerekeni yapıyor. Çıkış noktası doğru; siz başka yere varırsınız, diğeri bir başka yere ama her durumda insanlarla fikir alışverişinde bulunursunuz ve daha fazlasına sebep olursunuz.



Anlamadığım nokta 7 aydır yazan bir “blog kardeşinin” bir şekilde adeta yok sayılması. "Dün sevdim, bugün bezdim" tarzı kişinin sadece kendisi özel olan başkası için bir “şey” içermeyen bloglarına elbette kimse engel olamayacak, isteyen yazar, bunu yaptıkları için kimseye eleştirecek değilim ama en azından biraz da olsa düşünülmüş birkaç satır yazı yazan, bilgi veren kişilerin hiç olmazsa dizinlenmesi gerekli. Elbette bunun için blog yazarlarının zahmet edip blog dizin sitelerini haberdar etmeleri gerekiyor.



Blog Kardeşliği sitesi bu iş için yeterli gözükmüyor. Rasgele linkler pek işlevsel değil. Bloglar Alemi tarzı bir dizin çok daha yararlı bence. Ücretsiz blog hizmeti veren siteler arttıkça da takip her gün biraz daha zorlaşacak, güzelim bloglarda okuyucusuzluktan kapanacak, ya da birbirinden habersiz bloglar da sürekli aynı şeyler yazılacak. Gezegen, Moleschino tarzı benzer ilgi alanlarında yazan, çok yazarlı sayfalar gibi yorum blogları da, yazarların blogları sabit kalmak üzere tek sayfada birleştirilirse çok daha faydalı olur kanaatindeyim. Aynı durum diğer bloglar içinde geçerli. Mesela, Türkçe olarak farklı ülkelerin konu edildiği pek çok blog var; biri Prag’dan yazıyor, diğeri Bakü’den bir başkası ABD’den. Hepsine de emek veriliyor. Aralarında çok harika yazılar var, bunların böyle geçici bir blog furyası sonrası kaybolop gitmesine gönlüm razı olmuyor. Çeşitli ülkelerden yazan bloggerların yazıları tek sayfada birleştirilirse, sürekli güncellenen alt altta çok güzel yazıların olduğu bir bütün halinde muazzam doyurucu blogları okuma şansına sahip olabiliriz. Nihayetinde iki sene sonra bugün var olan blogların pek çoğu güncellenmez hale gelecek ama aynı konuda yazan birileri daima olacak, böylece yazarlar değişse de bize bizden birileri daima dünyanın bir yerinden bildirir olacak. Bu örnek diğer konular (yemek, kitap vs.) içinde geçerli. Teknik olarak bu nasıl yapılır ben hiç anlamam maalesef. Ama sanırım böyle bir kardeşlik, internette çok daha anlamlı ve etkili olur. Bilmem siz ne dersiniz?



ÖNEMLİ NOT:



Evet, Bloglar Alemi sadece "demekle" yetinmedi, kolları sıvadı bile. Fikir ve bilgi bakımından zengin içeriğe ve anlatıma sahip, benzer konularda yazan bloglar, yapılacak çalışmadan sonra tek bir blogda rahatlıkla okunabilir hale gelecek. Bu gerçekten büyük bir organizasyon. Zaten mevcut olan blog kapasitesinin, en etkili kullanım şekli bir bakıma. Ben bu yeni uygulamanın önemini tam anlatamamaktan çekinerek, tüm blog okur ve yazarlarını katılıma davet ediyorum.




Oluşumu hayata geçirebilmek için, Bloglar Alemi şu an emeklerinin karşılığı ödenmek üzere iyi derecede Java Script veya PHP bilen arkadaşlara ihtiyaç duyuyor. Bu konu için buradan iletişime geçebilirsiniz. Diğer tüm blog kardeşleri de bu haberi kendi fikirleriyle beraber bloglarında ele alırsa, hem teknik destek sağlayacak arkadaşlara daha kolay ulaşabilir, hem de bu çalışmaların sonucunda blog yazarları bir nebzede olsa suya yazı yazmaktan kurtulup, daha geniş okuyucu kitlesine hitap eder hale gelebilir.



20 Yorum: “Nasıl Bir Blog Kardeşliği?”

  1. # Blogger plush yazıyor...

    Murat Karun'un "yok" sayıldığına kesinlikle katılmıyorum. Siz de az çok tahmin edersiniz ki bir blog sitesinin bilinirliği girdiği sosyal ilişkiler, verilen linkler veya yazılarda yapılan tanıtımlar ile oluşuyor.

    Murat Bey'in sitesinde başka bir yere hiç bir bağlantı yok, İzlenimler ve sizin dışınızda ise Murat Bey'e link veren kimse yok. Hal böyle olunca Murat Bey zaten hiçliğin ortasında bulunuyor.

    Blog Kardeşliği konusuna gelince, blog kardeşliği sadece üye formu yolu ile başvuran yazarlardan oluşuyor, Murat Bey'in ise bir başvurusu sistemde gözükmüyor. Bu açıdan Murat Bey şu anda "blogkardesligi.com" gözünde resmi bir blog kardeşi değil.

    Haber edilmesi gerekli kesinlikle katılıyorum. Bunun için gönüllü insanlardan oluşan blog kardeşliği ekibi zaten var ama yine Murat Bey'in sitesinde bu işlemiyor çünkü Murat Bey'in e-mail adresi sayfada yok.

    Örnekler çoğaltılabilir ama blog kardeşliğinin artan kullanıcı sayısı ile birlikte yeniden bir yapılanmaya girmesi lazım. Eğer her üye olan blog taglerini düzgün girse o sayfadan dediğiniz gibi böyle bir toplanma ve bütün blogları oradan okuma hizmeti yapılabilinir. (örn. proramlama)

    Eğer amacımız blog nedir bilmeyen insanların da bir şekilde bu dönüşüme ortak olması ise ilk önce onları rss, tag, ping vs. konusunda bilgilendirmeli daha sonra ise listelemeye geçmeliyiz. (yine murat bey'in rss'inde problemler var) ama eğer iyi yazıları bir arada okumak istiyorsak gazete projesi de sizin için iş göreceğine umuyorum en azından bu yapılanma sürecinde.

    Noktalama ve imla hatalarımı mazur görmeniz dilerim. Kardeşlik hakkındaki fikirlerinizi de yine bu sayfalardan okumak ya da mail olarak almayı çok isteriz.

    Sevgiler.
    Mert.  

  2. # Anonymous bloglaralemi yazıyor...

    Plush'ın ifadeleri son derece yerinde.

    Bir sitenin Bloglar Alemi'ne eklenebilmesi için de formu doldurarak başvurmak yeterli.

    Murat Bey de, 'Acemi Blogcu' gibi blog yazarlarına destek sunan siteleri ziyaret ederek sitesindeki eksikleri giderebilir.

    Aslında tüm blog yazarlarına, Acemi Blogcu, Blog Kardeşliği ve
    Bloglar Alemi gibi siteleri tanıtan bir yazı yazmanız çok daha faydalı olabilir.

    İyi çalışmalar,

    Bloglar Alemi  

  3. # Blogger M. Selim Naiboğlu yazıyor...

    Öncelikle ikinize de teşekkür ederim.

    Murat Karun'u sadece örnek olarak verdim. Blog yazan herkes, okunmak istiyorsa, bu şekilde oluşumların içinde yer alıp, gelişmeleri takip etmesi elbet gerekli.

    Örnek programlama ve Gazete'nin de ortaya çıkış sebebi bahsettiğimiz ortak dert. Ama ne seçme yazılardan oluşan Gazete, ne de taglarla oluşturulan blog yazarları için bile karışık olan bir sistem yeterli değil. Bunun yerine hiç blog bilgisi olmayan birinin bile girdiğinde rahatlıkla yazı ve konu sistemini anlayacağı bir yapıdan bahsediyorum.

    Bloglar Alemi'nin Canlı Yayın'ı da aynı ihtiyaca yönelik güzel bir düşünce ama çokca eksik yanı var.

    Özetle, sadece blog yazarlarının birbirlerini okuması, bunun dışına çıkılamamsı, arama motorlarından siteyi tesadüfen bulan kişilerin çoğu zaman, daha blogun ne olduğunu anlamadan ya da aradığını bulamadan gitmesi sorunudur çözüm bekleyen.

    İnsanlara geçici bir kavram olan blogu, teknik özelliklerini ve ayrıntılarını öğretmeye çalışmaktansa, bu temel ihtiyacı doğru biçimde kanalize ederek, daha etkili ve yararlı bir oluşuma vesile olmak ve bunu sade, anlaşılır bir formatta sunmak daha mantıklı.

    Madem Blog kardeşliği, Bloglar Alemi gibi çabalar var madem ayrı ayrı bloglarda aynı paylaşma duygusuyla yazan insanlar var. Bu iki çaba birbirini destekleyip, beslemeli.

    Lütfen yurdışı blogları örneğini bir defa daha hayal edin.  

  4. # Anonymous Selim Yörük yazıyor...

    Bu konu ile ilgili bir sesli ileti oluşturdum. Belki ilginizi çeker.  

  5. # Anonymous bloglaralemi yazıyor...

    Selim (Naiboğlu) Bey,

    Yukarıda yazdığınız iki cümleyi düşündükten sonra, bu konuda talebinize önemli ölçüde karşılık verebilecek iki ayrı yazılım için kolları sıvamaya karar verdik.

    İyi derecede JavaScript veya PHP bilenler BloglarAlemi ile temasa geçebilirler. Bu iş için iki ayrı yazılıma ihtiyacımız olacak. (Emek verenlere ücretleri elbette ödenecek.)

    Bu fikri hayata geçirebilirsek, hem 'BloglarAlemi' hem de cümle bloglar alemi için büyük bir adım atılmış olacak.

    İşinin ehli yazılımcıların bulunması ve BloglarAlemi'nin daha fonksiyonel araçlar üretmeye başlayacağının duyurulmasını başta Postitler olmak üzere tüm bloglardan rica ediyoruz.

    Bloglar Alemi  

  6. # Anonymous Zafer Tan yazıyor...

    blog ları tek çatı altına toplamayı yıllardır hafif ve bildirgeç günlük ile yapmıyor mu?  

  7. # Blogger izlenimler yazıyor...

    Merhaba,

    Garip bir tesadüf, ben de şu ara Murat Karun ile ilgili bir şeyler yazayım diyordum, Selim bey aklimdan geçenleri hem de üç aşağı beş yukarı aynen söylemiş. Murat Karun bir ara benim yazdığım bir yazıya yorum yapmıştı, oradan haberdar oldum. Eskiden kendisi yorumlarını açık tutuyordu ama malum üslubu yüzünden fazla yüklenildiği için kapattığını tahmin ediyorum.

    Umit ederim bu tür "kayıp" bloglar da bahsettiginiz şekilde bağlantıları kullanarak daha geniş bir kesime ulaşabilir.

    Selamlar.

    Fethi Sipahi Tan  

  8. # Blogger M. Selim Naiboğlu yazıyor...

    Sevgili Zafer, sanırım bu proje tam olarak hafif ve bildirgeç tarzı bir uygulama değil.

    Serdar Kaya'nın da dediği gibi, tam anlamıyla hayata geçirebilirsek tüm blog yazarları için çok önnmli bir adım olacak. Başlı başına kaynak haline gelebilecek, muazzam blog sicilleri ( ya da ne ad verirsek artık)oluşacak.

    Ben fazlasıyla ümitliyim...  

  9. # Blogger terken yazıyor...

    selim bey,
    yazinizda bahsettiginiz bloglardan birisi benim. -tesekkurler-
    blog dunyasina adim attigimda farkettigim seylerden birisi, diger blog yazarlari tarafindan takip edilmenin en onemli sarti olarak bu yazarlarin kisisel listelerinde veya yazdiklari bir yazida link verilmesi oldugu idi. ben simdiye kadar bilincli takip ettigim sitelerin adreslerini koymamayi tercih ettim ki, bu okuyucu sayimi daha da azaltti. Bu eksikligimi dizinlere (kardeslik, alem) uye olarak kapatmaya calisiyorum. Gariptir Google Turkce Directory'ye basvurdum, sayfam dizinde 24 saatten az bir sure yer aldiktan sonra silindi. (Konuyla, cok dolayli yoldan da olsa, alakasi var sanirim)
    Sizin yazinizdan sonra istatistiklerimi kontrol ettim. Son 100 'tik'a baktim 49' u Google'dan buluyor beni. Blog kardesliginden (tanitim kutusu da dahil) gelen tik 4; sizin son bu yazinizdan referansla gelen ise 3 tik. Siz tek basiniza son 100 tiktan 8'inin kaynagisiniz. ne kadar gecerli bir ornek oldugu tartisilir ancak kendi ornegimden bakarak gordugum sey, dizinlerin etkisinin de benim blogumun taninma hizina esdeger oldugu. siz benim blog icin endise ediyorsunuz, ben de blog kardesliginde ve diger dizinlerde emek harcayanlarin ugraslarinin bosa gitmesinden...
    acaba aslinda blog soz konusu oldugunda "birlikten kuvvet dogmaz" mi?  

  10. # Blogger Mehmet Doğan yazıyor...

    Yukarida soylenen bircok yoruma katiliyorum. Hergun dunyada binlerce blog aciliyor ve milyonlarca blog ziyaretci bekliyor. Kimi bu kalabalik arasinda kayboluyor kimi kendini bu kalabaliktan siyirarak, farklilik gosteriyor. Fakat birkac noktayi iyi belirlemek lazim. Kalabalik arasindan siyrilan bloglarin "bulunabilirligi" tesaduf degil.

    Bloglar, tamamen network sivisi ile yasayan sanal varliklar. Eger bu sivi, damarlarinda gezmiyorsa, bu hem bu blogun yazarina hem de blogun kendisine buyuk kayiplar getiriyor. Yukarida ismini verdiginiz birkac blog, bu network sivisindan yoksun. Nedeni ise tamamen bu bloglarin yazan kisilerin, blog kavramini anlamamasindan dolayi. Hepimiz Internet'in ilk yillarindaki arama motorlarini iyi hatirliyoruz sanirim. Arama motorlarindaki tum sonuclar, o arama motorunun ne kadar "akilli" oldugu ile birebir iliskili idi. Daha sonra Google geldi sahneye ve dediki arama motorlari "akilli" olamaz ve buna dayanarak is yapan butun arama motorlari, iyi sonuclar vermekten acizdir. Google'un tum yaptigi ise "akilli" arama motorlarina herseyi birakmak yerine, zaten halihazirda bulunan "network" ve populeriteye bakarak sonuc vermekti. Bunu PageRank diye isimlendirdiler. Sonuc ortada. Herkes Google'a yoneliyor arama icin. Bloglarin bulunabilirligi bundan cok farkli degil. Ne kadar network olusturabiliyorsan, o kadar bulunabilir oluyorsun. Fakat network olusturmak bir seviyeye kadar mumkun. Bundan sonra blogunun basina gelenler ise Malcolm Gladwell'in Tipping Point kitabinda cok iyi acikladigi Connectorlar sayesinde gerceklesiyor. Isin ilginc tarafi, sitenin icerigi ne olursa olsun, belirli bir noktadan sonra sana link verilmesi, senin populerligin artmasi, sana halihazirda verilmis linklerin sayisi ile dogru orantili bir sekilde artiyor. Yani insanlar, senin sitenin ne kadar populer olduguna gore link vermeye basliyor. Yazdiklarinin kalitesine bakarak degil. Bu Tipping Point'in en onemli nedeni.

    Bir diger nokta ise Bloglar Alemi ve Blog Kardesligi gibi sitelere cok buyuk anlamlarin verilmesi. Chris Anderson buna benzer konularda bir yazi yazdi: The Long Tail. Eger sizde benim gibi hayatinizin buyuk bir bolumunu arama motorlari analizine harciyorsaniz (gerci bu benim meslegimin bir parcasi) goreceksiniz ki sitenize ziyaretci getiren en buyuk kaynak diger birbirinden bagimsiz siteler. En buyuk oran Google olsa bile, kuyrugun uzayip giden kismini topladiginda goreceksiniz ki ne Google, ne de TEK bir kaynak, sizin sitenize en cok ziyaretciyi getiren araclar degil. Bu da bir kez daha networkun gucunu kanitliyor. Bir bakima 80/20 kurali.

    Bir baska konu ise bizim "blog" terimine takili kaldigimiz. Sitemin en sadik okuyuculari, sitemin bir blog oldugundan habersiz. Gercekten onemli mi sitenin ne gibi bir teknolojik isme sahip oldugu. Sitenizi ziyaretcileri, ilginc birseyler okumak, bir konu hakkinda degisik bir yorum gormek icin sitenize geliyor. Onlarin ilgisini cekecek birseyler vermezseniz, gelmesi icin bir neden kalmaz. Fakat bir onemli noktayi cok iyi anlamak lazim: Ziyaretcilerin sizin sitenizin bir blog oldugunu bilmemesi, sizin bu yanlisi yapmaniz icin bir altyapi saglamaz. Yukarida ismini ornek olarak verdiginiz "Olan Biten", halen o eski teknolojilerin urettigi bir mantik ile sitesini ziyaretcilere sunuyor. Bizler websitelerinde "monolog" okumaktan biktik, bu nedenle bloglari seviyoruz. Bloglarda dialog ortami yakalayabiliyoruz. Murat Bey, network linksiz, sol kenari "Edit-Me" linkleri ile dolu ve en onemlisi "yoruma kapali" sitesiyle ne kadar basarili olur bilemem ama basarisini kanitlayan bircok blog var ve butun bu gelismeler beni heyecanlandiriyor. Derin Sular, Farketing ve birkac basarili blog yazari ile birlikte bir proje uzerinde calisiyoruz. Umarim bu proje sayesinde "bloglarin" populerligi degil ama aklimizdaki dusuncelerin populerligini daha genis kitlelere ulastiracagiz. Ben, yalnizca 1 yil icinde, bloglarin ne kadar guclu, etkin bir arac oldugunu ogrendim ve bunun baskasi icinde gerceklesmemesi icin hicbir neden yok!  

  11. # Anonymous derinsular yazıyor...

    Alti Ustu Tasarim'a (hemen her zaman oldugu gibi) katilmamak mumkun degil.

    Kendi adima sadece bir tek seyi eklemek istiyorum.

    Terken arkadasimizin analizi fazlasiyla tek boyutlu.

    Bir sitenin gunluk ziyaretcilerinin yuzde kacinin google'dan geldigi bence hic onemli degil. Onemli olan; google'da bir anahtar kelime arayip sitenizi bulan bir hedef kitle mensubunun, siteye daha sonra tekrar ugrayip ugramadigi.

    Yani 'Bugun ilginc bir site buldum' diye dusunecek mi? Butun mesele orada.

    Ben google'dan her gun gelen ve geldigi gibi de giden 5000 kisiyi, iclerinden sadece 1'i gunluk ziyaretci olacak 10 kisiye tercih etmem.

    -------

    Dizinler konusunda da eklemek istedigim bir sey var:

    Hepimiz farkli periyotlarla da olsa, ara sira Google Turkce Bloglar dizini ya da BloglarAlemi dizinine ugruyoruz.

    Benim dizinlerin varlik sebebinden anladigim su:

    Bir dizini ziyaret eden bir kullanici, ilgi alanina giren konularda yeni calismalara goz atar, ve ilgisini cekerse o siteyi ya favorilerine alir, ya da o sitenin RSS'ine uye olur.

    Ama gelip her gun her gun ayni linke tiklamaz. Bakkaliniz ile her gun yaptiginiz ekmek alisverisinden ziyade, omur boyu garantili bir fren balatasi santin almak gibi dusunebilirsiniz. (Aklima daha iyi bir ornek gelmedi, umarim anlasiliyordur.)

    Bu nedenle, dizinde yer almanin tanitima etkisinin, tiklama sayisi ile olculmesi yanlis olur diye dusunuyorum. Boyle dusunmemde, herhangi bir Turkce blog diziniyle organik baglarim olmasinin bir etkisi yok elbette! :)

    Blog okumaya ilk basladigim zaman sadece Ingilizce bloglar vardi takip listemde. Turkce bloglarin cogunu, Google'in listelesinden ogrenmistim. Bu bloglar arasinda okumaya deger bulduklarimin rss'lerine bugun hala uyeyim. Ama ikide bir gidip google'dan linklerine tiklamiyorum elbette...

    Burada da anahtar kelime, yorumumun baslangicinda sozunu ettigim konuda oldugu gibi: 'icerik'.  

  12. # Blogger terken yazıyor...

    Benim yazdilarim pek analiz olarak degerlendirilemez aslinda, bu yuzden tek boyutlu olarak nitelendirilmesine bir itirazim yok. hos, olsa ne olur?:)

    genelleme yapmazsam sanirim daha dogru olacak. benim yukarda anlatmayi beceremedigim su idi: postitler'de verilen link benim bloguma blog kardesligi ve bloglar alemi'nde yer alan linklerin toplamindan daha fazla ziyaretci gonderdi. yani birisi blogumdan cumle icinde ( ya da linkler basligi altinda) bahsedince dizinden daha cok ilgi cekti.

    bu konuda google'i isin icine katmanin neden hatali olacagini anladim sanirim. bilmedigim konularda atip tutmak istemem:)

    alti ustu tasarim ve derin sular'in yazdiklarina ters olacak sanirim, ama bir detayi eklemek istiyorum: bir ara -bana cok garip gelen- "dizininize adresimi koymayin" diyen sayfa sahiplerinin oldugunu hatirliyorum. belki benim bir link listesi koymamam da ayni davranis kalibi icinde degerlendirilebilir. fakat internet soz konusu oldugunda parametreler o kadar cok ki, bana yazdiklarim varlikla yoklugu ayiran cizgi uzerinde bir oraya bir buraya zipliyor gibi geliyor. nihayetinde, site yaratmak ve yonetmek konusunda bilgili ve tecrubeli kisilerin karsilastiklari kazalari (database ucuyormus falan galiba) yasamayanlar icin, blogspot'ta delete this blog tusu var.  

  13. # Blogger M. Selim Naiboğlu yazıyor...

    Sanırım "blog tekniklerinde ki" farklılık, yine amatör ile profesyonel ayrımından ya da kişinin kendisini öyle görmesinden kaynaklanıyor. Ama neticede ikiside okunmak istiyor,insanlara ulaşmak istiyor.

    Profesyonelce yaklaşan "Alti Ustu Tasarim" haklı olarak "Olan Biten'nin başarız bir blog olduğu ifade ediyor. Ama o tarz yazarların "blog başarı anlayışı" yazının sitede yayınlanmış olmasından ibarettir. O sadece teorik olarak milyar kişiye yazısını "sunmuş", başarıyı sağlamıştır. Tekniğin adının hiç önemi yok. Blog ya da başkaca birşey insanlar sadece kendilerini ifade etmek ve okunmak istiyorlar. Bugün blog yarın başka birşey olur.

    Terken'in biraz da kırgın tavrını anlıyorum aslında; linkler, page rank, dizinler,arama motorlarına oynamak, sayaçlar, istatistikler...

    Neticede ben bunlarla uğraşmak için yazmaya başlamadım ki! Ama okunmak istiyorsanız uğraşmak zorundasınız. Güzel şeyler yazıyorsanız uğraşmak zorundasınız. Ben çözümü, istatistiklere fazla bakmayarak bir nebzede olsa kolaylaştırdım.
    Terken'de linkler yoluyla... Ama şuan bloggerlar bile belki Terken'in hangi sitede yazdığını bilmiyor. Çünkü profili kapalı.


    Blog okurlarının büyük kısmının aynı zamanda yazar olması, blog kardeşlerini aile içi muhabbetten ileri götüremiyor. Velhasıl bize bunun dışında da okur lazım ey blog kardeşlerim. :))

    Yani terken'in şikayet ettiği aslında çözüme giden yol. Ama dediğim gibi bir yol daha var.  

  14. # Blogger Tansel Güçlü yazıyor...

    bende şunu söylim o zaman.açıkçası içeriğiniz güzel ve doyurucu olduğu vakit(tabii ki dil de önemli) okuyucuyu biraz da kendisi topluyor.ben bu işte baya yeni birisi olarak öncelikle izlenimler ve burkina fasa fiso yardım ettiler.linkimi isteğim üzerine verdiler.tabii sonrada siz selim bey:).daha sonra bloglar alemine üye oldum.birde birkaç polemik sonucu siteme baya kişi girip çıkmaya başladı.hiç beklemiyordum açıkçası. sonra bir de baktım hiç bilmediğim bloglar bana link vermişler.açıkçası bu durumda içerikte önemli diyorum ben.daha doğrusu benim durumumda o biraz önde gibi geldi bana. blog olayının en sevdiğim tarafı fikri anlamda katılmadığım insanlarla tanışmam ve onlardan birçok şeyi öğrenmem oldu.en azından anlamaya çalışmak ve yeni argümanlarla karşılaşmak muhteşem birşey benim için(bu noktada derinsuları anmadan geçemicem açıkçası:)).herneyse benim ortaya çıkış durumum bu oldu.yalnız teknik konularda ararştırıyorum biraz.bu dediğiniz gibi çok önemli.örneğin ben rss olayını bilmiyorum. o atom.xml yi sayfada linkmi vercem neyapcam hiçbir bilgim yok.birgün şöyle tane tane okuyup anlicam umarım:) bu konuyu bende ilerde işlicem.teşekkürler.  

  15. # Anonymous bloglaralemi yazıyor...

    Sitelerinde konuyu duyuran ve duyuracak olan herkese teşekkürler.

    Aldığımız emailler daha çok 'Ne gibi yeniliklerin geleceği' ile ilgili.

    Şu anda bu konuda geliştirilmeyi bekleyen iki proje var. Birincisi Canlı Yayın sayfaları ile ilgili.

    Sayfalar farklı rss adreslerinden derlendiği için biraz geç yükleniyor. O nedenle, hem canlı yayına alınan site sayısını artırmak, hem canlı yayını daha fonksiyonel kılmak, hem de bütün bunları sayfa yükleme süresi fazla uzamadan başarabilmek için belli yenilikler yapılacak.

    İkinci yenilik ise, özellikle aynı kategorideki blogların bağlarını kuvvetlendirecek bir çalışma olacak.

    Bundan sonraki gelişmeleri Bloglar Alemi'ndeki gelişmeleri yayınlayan 'Haberler' bölümümüzden takip edebilirsiniz:

    http://www.bloglaralemi.com/forum/viewforum.php?f=8&sid=45820cffc06d5f7fe5008f21f34c8964  

  16. # Anonymous Adsız yazıyor...

    Sevgili derin sular,
    Bir suru rss adresini dinamik olarak ayni sayfa icerisinde hem okuyup hemde bunu kullaniciya geri dondurmek programlama /sistem olarak pek mantikli degil. Bir okuyucu o senin dinamik/canli sayfalarina tikladiginda rssleri okumaya calisiyorsun bildigim kadari ile. O arada senin bilgisayarinin baglanti hizi ve tum rss lerin baglanti hizi gibi kontrolu senin elinde olmayan parametrelere bagliyorsun programini. Birde almak istedigin rss'lerin ne kadar rss stantardlarina uygun oldugu, versiyonu, encodingi -utf-8,windows-1254 gibi-, o an icin o server'in kapali oldugu veya hata verebilmesi gibi parametrelerde cabasi.
    Bir de olayi cok hit alan bir sayfa goz onune alarak dusunursen: Ornegin bir dk icerisinde 50 hit var o sayfaya, her seferinde gidip ayni rssleri tekrar tekrar alman elindeki kaynaklari arti o rss kaynaklarini bos yere kullanmak demek.

    Ben aramanet'de o seninde bildigin sayfayi hazirlar iken buldugum ilk cozumden bahsedeyim:
    Her 15 dk bir , bir program vasitasi ile o rssleri gezip local olarak kopyaliyorum (tabiki bu arada her degisik contenti ve encodingini onlarin encodingi ile alip utf-8 e ceviriyorum, o arada hata veren veya 10 sn icerisinde cevap vermeyen rss leri ayikliyorum) ve o sayfayi (bir suru rss iceren html sayfasini) html olarak hazirlayip kullaniciya sunulmak uzere gerekli yere koyuyorum. Dolayisi ile birisi gelip tikladiginda o html sayfasi hazir. 15 dk sonra o html sayfasini yine hazirlayip eskisi ile degistiriyorum. Yani o yukaridaki bir suru teknik problemi halletmis oluyorsun.

    Bir cok buyuk sitenin bu sekilde calistigini biliyorum. Bu sitelere BBC de dahildir.
    Sayet serverin java kabul eder ise (java-script degil bahsetttigim) ve ister isen yardimci olmaya calisabilirim.
    Su an kullandigim daha baska ve daha mantikli bir cozum daha var ama veri tabani/caching gibi olaylari iceriyor. O yuzden aciklamaya gerek yok diye dusunuyorum.

    Kolay gelsin.

    ap-aramanet.com  

  17. # Anonymous gaxxi yazıyor...

    Ben de bloglaralemi.com gibi bir sistemin daha mantıklı oldugunu düşünüyorum. Blogkardesligi'ne daha fazla rastlıyorum, çünkü kullanması kolay içeirk çıkartmlarını sitenize ekleyebiliyorsunuz.

    Bloglaralemi'nin şöhretli bir site olması uzun vadede tüm siteler için iyi olacaktır. Ben şahsen link verdim bloglaralemi.com'a, umarım planlarını kısa zamanda gerçekleştirir.

    Benim tavsiyem pozitif ayrımcı, kendilerini sürekli geliştiren ve şimdiki kadar da sade bir sayfa şeklinde devam etmeleri.

    Google'ın biri ak biri karanlık iki yüzü olduğunu düşünüyorum, birisi aradığımız kelimeler sonucunda bize getirdiği sayfalar, diğer yüzüyse getirmediği sayfalar. Bu şöhretin kendini aşması meselesi Google için tam oturuyor... :)  

  18. # Anonymous Adsız yazıyor...

    ortada bir kardeşlikten bahsetmek çok zor. iş tamammen pagerank ve adsense üzerine. 2 şer defa blogkardeşiliği ve bloglaralemi adlı sitelere başvurdum ama kabul etmek bir yana geri dönen bile olmadı. aynısı google dizin içinde geçerli. nerdeyse 2 aydır zaten yeni başvuru kabul edilmiyordu. şimdi de bloglar dizinine kabul yok. bulunabilirliğin tesadüf olmadığından bahsedilmiş ama eğer diğer sitelere link vermezseniz ya da yazdıkları abuk sabuk ama birşekilde pageranki yüksek siteler hakkında zoraki iyi şeyler yazmazsanız bu internet deryasında google nin sizi boğulmaktan kurtarması imkansız gibidir.  

  19. # Blogger ahmet can yazıyor...

    Bu kayıt, bir blog yöneticisi tarafından kaldırılmış.  

  20. # Anonymous Adsız yazıyor...

    [url=http://www.acheter-viagra.freehostp.com][img]http://www.viagra-achetez.enjoymeds.biz/achat-cialis.jpg[/img][/url][url=http://www.acheter-viagra.freehostp.com][img]http://www.viagra-achetez.enjoymeds.biz/achat-viagra.jpg[/img][/url][url=http://www.acheter-viagra.freehostp.com][img]http://www.viagra-achetez.enjoymeds.biz/achat-levitra.jpg[/img][/url]
    [b]medicament cialis[/b]
    [url=http://www.mmagame.com/forum/viewtopic.php?t=365]ACHAT CIALIS GENERIQUE EN LIGNE[/url] - ACHAT CIALIS GENERIQUE
    [b]tadalafil[/b]
    http://crhsesaprn.hqforums.com/vp23.html
    [b]Tadalafil Acheter[/b]
    [url=http://hefeiexpat.com/forum/index.php?topic=383.0]tadalafil[/url] - ACHAT CIALIS ONLINE
    [b]ACHAT CIALIS GENERIQUE[/b]
    http://www.700musers.com/phpBB2/viewtopic.php?t=588
    [b]cialis generique[/b]
    [url=http://www.lookupamerica.com/board/index.php?showtopic=1666]Acheter Sialis[/url] - ACHAT CIALIS GENERIQUE ENLIGNE
    [b]ONLINE Acheter Tadalafil 20mg[/b]
    [b]Cialic Acheter[/b]
    [url=http://www.proton-tm.com/board/viewtopic.php?p=1679]achat cialis enligne[/url] - Tadalafil 10mg Acheter
    [b]CIALIS ACHAT GENERIQUE EN LIGNE[/b]
    [b]En Ligne PHARMACIE[/b]
    [url=http://hellskitchenonline.com/phpBB3/viewtopic.php?f=3&p=28968]Acheter Tadalafil 20mg[/url] - Achat Cialic
    [b]Acheter Tadalafil[/b]  

>> Yorum Ekle <<


Google


Vikipedi Ansiklopedi Değildir








Bu bloga eklenecek yeni yazıları RSS tekniğiyle

 XML›