<

<

Ahmet Hakan örnek vak’asından yola çıkarak, değişim, ilericilik, modernlik, çağdaşlık, eleştirel düşünce, demokrasi gibi ne kadar pozitif kavram varsa uhdelerinde toplayan, bize içi boşaltılmamış kelime bırakmayan, tatlı su balıkları, istemem, yan cebime koy aydınları, gazete köşebentleri yani cümle muadili çap ve ebadındaki medya kahramanlarının iki saatte altüst olabilen yanlış dünya kurgularına ufak bir kapı aralayalım.



Söz Ahmet Hakan’da. Ahmet Hakan, bize bir aforoz sahnesi aktaracak. “Derin Bilge” likten, ırkçılığa geçiş sahnesi.



"GEÇEN geceki Siyaset Meydanı’na kadar, herhangi biri ‘Abdülmelik Fırat’ı nasıl bilirsin’ diye sorsa vereceğim yanıt kesinlikle şu olurdu:



‘O, derinliği olan bir Kürt bilgesidir.’


....



Fırat’a karşı duyduğum derin saygının temel nedeni buydu.



Ayrıca...



Onun ‘alim’ ve ‘fazıl’ bir kişi olduğuna dair ‘nedensiz’ bir kanaat de vardı bende."



Şimdi söz bende! İlk önce Ahmet Hakan’ı tebrik etmek lazım. En azından yediği haltta muadilleri gibi ısrar etmediği, bunu da başlığa taşıyarak bizi satır aralarında uğraştırmadığı için.




Abdülmelik Fırat’a gelmeden önce, bu adamın anne ve baba tarafından dedesini bir hatırlayalım. Dedesinin adı Şey Sait. Şeyh Sait, Türkiye Cumhuriyet’inin 1925 yılına kadar çizdiği haritalarda Musul’u Türkiye sınırları içerisinde göstermesinin bedeli olarak İngiliz destekli çıkartılan isyanın başı. Tarikat lideri ve aşiret ağası. Elazığ, Hani, Silvan’ı silahlı kuvvetlerle işgal eden, Cumhuriyet karşıtı ayaklamanın amacı bölgede Kürt-İslam Devleti kurmaktı. İsyan 5 ay sonunda bastırılabildi.



Sadece dedesi Şeyh Sait diye torunu suçlayacak değiliz ama Abdülmelik Fırat’ı yıllardan beri biliriz. Dedesine ve görüşlerine sahip çıkan, dün dedesinin yaptığını bugün sürdürmek istediğini son yıllarda söylemekten çekinmeyen bu adamın ayrılıkçı ve Türkiye Cumhuriyet’inin temellerine düşman bir fikriyata sahip olduğunu bu vakte kadar anlamamak için saf olmak gerekir. Fırat’ı DTP gibi Pkk güdümlü politikalar güdenlerden ayıran nokta aynı işi Talabani ve Barzani destekli politikalarla uygulamaya çalışmak. Artık Talabani ve Barzani’nin Türk Yüzbaşısı karşısında esas duruşta beklediği günler çoook geride kaldı. Irak’ta "siyaset fahişesi" lakabıyla bilinen Talabani şimdi Irak Devlet Başkanı, Barzani ve oğlu Neçirvan ise aslında çok daha fazlasına aday. Neyse… Abdülmelik Fırat ile Barzani aşiretinin akrabalık ilişkileri olduğunu ve dedeleri zamanından, 1900’lü yılların başından beri İngilizlerle olan Türkiye karşıtı ilişkilerini hatırlattıktan sonra Abdülmelik Fırat’ın 23 yaşında nasıl milletvekili olduğuna geçelim. Menderes’in aşiret oylarını toplamak için milletvekili aradığı günlerde kendisine partililerce Abdülmelik önerilir. İlk önce Şeyh Sait’in torunu olması yüzünden vazgeçilecekken aşiret oyları cazip gelir ama bir sorun daha vardır. O da Abdülmelik’in yaşının küçük olması! Tanıdık avukatlar vasıtasıyla Abdülmelik Fırat 7 yaş birden büyük gösterilerek milletvekili olur. (Tam burada yine aşiret ağası Mustafa Bayram’ı hatırlamakta fayda var. O da 95 seçimlerinde, uyuşturucu kaçakçılığından arandığı için, ANAP’lılar sayesinde soyadını “Bayrak” olarak gösterip milletvekili adayı olmuş. Adaylıklara itiraz süresi dolduktan sonra, Resmi Gazete’de bu sefer soyadı doğru olarak yer alınca milletvekili seçilerek “dokunulmazlık” zırhına bürünmüştü.Yine geldik, seçim kanuna)



Konular birbiriyle çok iç içe, dallı budaklı olsa da her şey ayan beyan, anlatacak daha çok şey var ama bizim işimiz şimdilik “post itleri” yazmak...



Şeyh Sait’in günümüzdeki, siyasi versiyonundan başka bir şey değildir Abdülmelik Fırat. İkisinin de birbirinden zerrece farkı yoktur. Şimdi hatırladım, özür dilerim, bir fark var. Şeyh Sait 1925’te okuma yazma bile bilmeyenleri Kürtçülük, İslamcılık adı altında kandırıp yanına çekiyordu, bugün torunu Abdülmelik Fırat ve benzerleri ise anlı şanlı ülkem aydınlarını, hatta başbakanını, Kürt sorunu demokrasi, empati adı altında yanına çekiyor. Ya da bizim safdiller, ne halt yediğinin farkında olmadan ağızdan, kalemden çıkması kolay; altından kalkması zor kelamlar ediyorlar. Topyekün bir ülkenin, enerjisini, değerlerini, geleceğini bir avuç ahmakın ağaç sallar gibi sallaması. 2 dakikalık bir konuşma ya da iki satır yazı. Tarihin hiçbir dönemi bu kadar alenice ahmaklıklara şahit olmadı. Bir aile düşünün! 3000 yıllık bir aile. Bu ailenin 82 yaşında genç bir evladı var. Ama kimliğinin, dinamiklerinin farkında değil ha. Ne yaptığının farkında olan da belli olmayanda!



********************************





İşte buyrun, “Mezopotamya Sürgünü Abdülmelik Fırat'ın Yaşam Öyküsü” adlı bir kitaptan inciler.




Abdülmelik Fırat, daima barışı desteklemiş, genç yaşından itibaren parlamentoda görev almış, Türkiye'yi yöneten dört yüz elli kişinin arasına girmiş, her zaman kardeşliği ve demokrasiyi savunmuş, bu ülkenin ve Kürt halkının sembollerinden olmuş bir isim.


- Ahmet Altan



Abdülmelik Fırat, bu toprakların en köklü ailelerinden bugüne uzanan bir bilgi ve irfan dalıdır. Oturuşu, kalkışı, duruşu, davranışıyla o bir 'bey'dir. Melik bey...


- Cengiz Çandar



Tanıyanlar iyi biliyor. Çileli bir aileden gelen Abdülmelik Fırat kültürlü bir insan; barıştan, hoşgörüden ve kardeşlikten yana...


- Fehmi Koru



Köklerini bu toprakların çok derinlerine salmış olmanın soyluluğu, medrese kültüründen süzülüp gelen bilgeliğiyle küçük hesapların ve küçük adamların çok uzağında bir yerdedir Abdülmelik Fırat.


- Gülay Göktürk



Abdülmelik Fırat'ı 1980'li yıllarda rahmetli Uğur Mumcu tanıştırmıştı bana. Cumhuriyet'te bir süre sohbet etmiştik. Kürt sorunuyla ilgili gerçekçi, serinkanlı tespitleri var. (...) Sürgün ve hapislik yılları toplam on yedi. Yani arkasında çileli bir yaşam bırakmış.


- HasanCemal



Bir İslam bilgini kadar vukuf sahibi. Bir Yezidî hırsıyla Kürt tarihi uzmanı olmuş. Bir bakan kadar devlet mahfilinin umûruna aşina. Sabık bir kral gibi siyasi sürgünlere gitti. Şehirlerden ayrılmazsın da dediler. Cumhurbaşkanlığı köşkünde davetlere de çağırdılar..


- Reha Mağden



Abdülmelik Fırat Kürt sorununun çözümü için çok önemli ve ağırlıklı bir insan. Bunu herkes biliyor. El üstünde taşınıp görüşlerinden yararlanılması gerekirken, en layık olmadığı muamelelere tabi tutuldu. Bir gün gelecek Abdülmelik bey gibilerini mumla arayacağız.


- Mehmet Ali Birand



Batı dillerinden başka Arapça ve Farsça'yı da bilen Abdülmelik Fırat, Doğu kültürü ile çağdaş bir dünya görüşünden kaynaklanan demokrasi mücahitliğini, dini bütün Müslümanlığı ile devrimci tutum ve davranışı şahsında birleştirilebilen bir düzeye erişmiş bir kişiliktir. Bu nitelikteki bir siyaset adamının varlığı yalnızca Kürt halkı için değil, Türk halkı için de bir kazanımdır. Bu ülkede demokrasi var olacaksa Abdülmelikler'in sayısı artmalıdır.


- Mihri Belli



ISBN : 9752976034


Basım Tarihi : Mart 2005
/p>
<
<

<31/span> Yorum: “<Şeyh Sait Müritleri#8221;

    <
  1. # <Anonymous Adsızyazıyor...