Ahmet Hakan örnek vak’asından yola çıkarak, değişim, ilericilik, modernlik, çağdaşlık, eleştirel düşünce, demokrasi gibi ne kadar pozitif kavram varsa uhdelerinde toplayan, bize içi boşaltılmamış kelime bırakmayan, tatlı su balıkları, istemem, yan cebime koy aydınları, gazete köşebentleri yani cümle muadili çap ve ebadındaki medya kahramanlarının iki saatte altüst olabilen yanlış dünya kurgularına ufak bir kapı aralayalım.
Söz Ahmet Hakan’da. Ahmet Hakan, bize bir aforoz sahnesi aktaracak. “Derin Bilge” likten, ırkçılığa geçiş sahnesi.
"GEÇEN geceki Siyaset Meydanı’na kadar, herhangi biri ‘Abdülmelik Fırat’ı nasıl bilirsin’ diye sorsa vereceğim yanıt kesinlikle şu olurdu:
‘O, derinliği olan bir Kürt bilgesidir.’
....
Fırat’a karşı duyduğum derin saygının temel nedeni buydu.
Ayrıca...
Onun ‘alim’ ve ‘fazıl’ bir kişi olduğuna dair ‘nedensiz’ bir kanaat de vardı bende."
Şimdi söz bende! İlk önce Ahmet Hakan’ı tebrik etmek lazım. En azından yediği haltta muadilleri gibi ısrar etmediği, bunu da başlığa taşıyarak bizi satır aralarında uğraştırmadığı için.
Abdülmelik Fırat’a gelmeden önce, bu adamın anne ve baba tarafından dedesini bir hatırlayalım. Dedesinin adı Şey Sait. Şeyh Sait, Türkiye Cumhuriyet’inin 1925 yılına kadar çizdiği haritalarda Musul’u Türkiye sınırları içerisinde göstermesinin bedeli olarak İngiliz destekli çıkartılan isyanın başı. Tarikat lideri ve aşiret ağası. Elazığ, Hani, Silvan’ı silahlı kuvvetlerle işgal eden, Cumhuriyet karşıtı ayaklamanın amacı bölgede Kürt-İslam Devleti kurmaktı. İsyan 5 ay sonunda bastırılabildi.
Sadece dedesi Şeyh Sait diye torunu suçlayacak değiliz ama Abdülmelik Fırat’ı yıllardan beri biliriz. Dedesine ve görüşlerine sahip çıkan, dün dedesinin yaptığını bugün sürdürmek istediğini son yıllarda söylemekten çekinmeyen bu adamın ayrılıkçı ve Türkiye Cumhuriyet’inin temellerine düşman bir fikriyata sahip olduğunu bu vakte kadar anlamamak için saf olmak gerekir. Fırat’ı DTP gibi Pkk güdümlü politikalar güdenlerden ayıran nokta aynı işi Talabani ve Barzani destekli politikalarla uygulamaya çalışmak. Artık Talabani ve Barzani’nin Türk Yüzbaşısı karşısında esas duruşta beklediği günler çoook geride kaldı. Irak’ta "siyaset fahişesi" lakabıyla bilinen Talabani şimdi Irak Devlet Başkanı, Barzani ve oğlu Neçirvan ise aslında çok daha fazlasına aday. Neyse… Abdülmelik Fırat ile Barzani aşiretinin akrabalık ilişkileri olduğunu ve dedeleri zamanından, 1900’lü yılların başından beri İngilizlerle olan Türkiye karşıtı ilişkilerini hatırlattıktan sonra Abdülmelik Fırat’ın 23 yaşında nasıl milletvekili olduğuna geçelim. Menderes’in aşiret oylarını toplamak için milletvekili aradığı günlerde kendisine partililerce Abdülmelik önerilir. İlk önce Şeyh Sait’in torunu olması yüzünden vazgeçilecekken aşiret oyları cazip gelir ama bir sorun daha vardır. O da Abdülmelik’in yaşının küçük olması! Tanıdık avukatlar vasıtasıyla Abdülmelik Fırat 7 yaş birden büyük gösterilerek milletvekili olur. (Tam burada yine aşiret ağası Mustafa Bayram’ı hatırlamakta fayda var. O da 95 seçimlerinde, uyuşturucu kaçakçılığından arandığı için, ANAP’lılar sayesinde soyadını “Bayrak” olarak gösterip milletvekili adayı olmuş. Adaylıklara itiraz süresi dolduktan sonra, Resmi Gazete’de bu sefer soyadı doğru olarak yer alınca milletvekili seçilerek “dokunulmazlık” zırhına bürünmüştü.Yine geldik, seçim kanuna)
Konular birbiriyle çok iç içe, dallı budaklı olsa da her şey ayan beyan, anlatacak daha çok şey var ama bizim işimiz şimdilik “post itleri” yazmak...
Şeyh Sait’in günümüzdeki, siyasi versiyonundan başka bir şey değildir Abdülmelik Fırat. İkisinin de birbirinden zerrece farkı yoktur. Şimdi hatırladım, özür dilerim, bir fark var. Şeyh Sait 1925’te okuma yazma bile bilmeyenleri Kürtçülük, İslamcılık adı altında kandırıp yanına çekiyordu, bugün torunu Abdülmelik Fırat ve benzerleri ise anlı şanlı ülkem aydınlarını, hatta başbakanını, Kürt sorunu demokrasi, empati adı altında yanına çekiyor. Ya da bizim safdiller, ne halt yediğinin farkında olmadan ağızdan, kalemden çıkması kolay; altından kalkması zor kelamlar ediyorlar. Topyekün bir ülkenin, enerjisini, değerlerini, geleceğini bir avuç ahmakın ağaç sallar gibi sallaması. 2 dakikalık bir konuşma ya da iki satır yazı. Tarihin hiçbir dönemi bu kadar alenice ahmaklıklara şahit olmadı. Bir aile düşünün! 3000 yıllık bir aile. Bu ailenin 82 yaşında genç bir evladı var. Ama kimliğinin, dinamiklerinin farkında değil ha. Ne yaptığının farkında olan da belli olmayanda!
********************************
İşte buyrun, “Mezopotamya Sürgünü Abdülmelik Fırat'ın Yaşam Öyküsü” adlı bir kitaptan inciler.
Abdülmelik Fırat, daima barışı desteklemiş, genç yaşından itibaren parlamentoda görev almış, Türkiye'yi yöneten dört yüz elli kişinin arasına girmiş, her zaman kardeşliği ve demokrasiyi savunmuş, bu ülkenin ve Kürt halkının sembollerinden olmuş bir isim.
- Ahmet Altan
Abdülmelik Fırat, bu toprakların en köklü ailelerinden bugüne uzanan bir bilgi ve irfan dalıdır. Oturuşu, kalkışı, duruşu, davranışıyla o bir 'bey'dir. Melik bey...
- Cengiz Çandar
Tanıyanlar iyi biliyor. Çileli bir aileden gelen Abdülmelik Fırat kültürlü bir insan; barıştan, hoşgörüden ve kardeşlikten yana...
- Fehmi Koru
Köklerini bu toprakların çok derinlerine salmış olmanın soyluluğu, medrese kültüründen süzülüp gelen bilgeliğiyle küçük hesapların ve küçük adamların çok uzağında bir yerdedir Abdülmelik Fırat.
- Gülay Göktürk
Abdülmelik Fırat'ı 1980'li yıllarda rahmetli Uğur Mumcu tanıştırmıştı bana. Cumhuriyet'te bir süre sohbet etmiştik. Kürt sorunuyla ilgili gerçekçi, serinkanlı tespitleri var. (...) Sürgün ve hapislik yılları toplam on yedi. Yani arkasında çileli bir yaşam bırakmış.
- HasanCemal
Bir İslam bilgini kadar vukuf sahibi. Bir Yezidî hırsıyla Kürt tarihi uzmanı olmuş. Bir bakan kadar devlet mahfilinin umûruna aşina. Sabık bir kral gibi siyasi sürgünlere gitti. Şehirlerden ayrılmazsın da dediler. Cumhurbaşkanlığı köşkünde davetlere de çağırdılar..
- Reha Mağden
Abdülmelik Fırat Kürt sorununun çözümü için çok önemli ve ağırlıklı bir insan. Bunu herkes biliyor. El üstünde taşınıp görüşlerinden yararlanılması gerekirken, en layık olmadığı muamelelere tabi tutuldu. Bir gün gelecek Abdülmelik bey gibilerini mumla arayacağız.
- Mehmet Ali Birand
Batı dillerinden başka Arapça ve Farsça'yı da bilen Abdülmelik Fırat, Doğu kültürü ile çağdaş bir dünya görüşünden kaynaklanan demokrasi mücahitliğini, dini bütün Müslümanlığı ile devrimci tutum ve davranışı şahsında birleştirilebilen bir düzeye erişmiş bir kişiliktir. Bu nitelikteki bir siyaset adamının varlığı yalnızca Kürt halkı için değil, Türk halkı için de bir kazanımdır. Bu ülkede demokrasi var olacaksa Abdülmelikler'in sayısı artmalıdır.
- Mihri Belli
ISBN : 9752976034
Basım Tarihi : Mart 2005
28 Yorum
10 Aralık 2005 | Söz Ahmet Hakan’da. Ahmet Hakan, bize bir aforoz sahnesi aktaracak. “Derin Bilge” likten, ırkçılığa geçiş sahnesi.
"GEÇEN geceki Siyaset Meydanı’na kadar, herhangi biri ‘Abdülmelik Fırat’ı nasıl bilirsin’ diye sorsa vereceğim yanıt kesinlikle şu olurdu:
‘O, derinliği olan bir Kürt bilgesidir.’
....
Fırat’a karşı duyduğum derin saygının temel nedeni buydu.
Ayrıca...
Onun ‘alim’ ve ‘fazıl’ bir kişi olduğuna dair ‘nedensiz’ bir kanaat de vardı bende."
Şimdi söz bende! İlk önce Ahmet Hakan’ı tebrik etmek lazım. En azından yediği haltta muadilleri gibi ısrar etmediği, bunu da başlığa taşıyarak bizi satır aralarında uğraştırmadığı için.
Abdülmelik Fırat’a gelmeden önce, bu adamın anne ve baba tarafından dedesini bir hatırlayalım. Dedesinin adı Şey Sait. Şeyh Sait, Türkiye Cumhuriyet’inin 1925 yılına kadar çizdiği haritalarda Musul’u Türkiye sınırları içerisinde göstermesinin bedeli olarak İngiliz destekli çıkartılan isyanın başı. Tarikat lideri ve aşiret ağası. Elazığ, Hani, Silvan’ı silahlı kuvvetlerle işgal eden, Cumhuriyet karşıtı ayaklamanın amacı bölgede Kürt-İslam Devleti kurmaktı. İsyan 5 ay sonunda bastırılabildi.
Sadece dedesi Şeyh Sait diye torunu suçlayacak değiliz ama Abdülmelik Fırat’ı yıllardan beri biliriz. Dedesine ve görüşlerine sahip çıkan, dün dedesinin yaptığını bugün sürdürmek istediğini son yıllarda söylemekten çekinmeyen bu adamın ayrılıkçı ve Türkiye Cumhuriyet’inin temellerine düşman bir fikriyata sahip olduğunu bu vakte kadar anlamamak için saf olmak gerekir. Fırat’ı DTP gibi Pkk güdümlü politikalar güdenlerden ayıran nokta aynı işi Talabani ve Barzani destekli politikalarla uygulamaya çalışmak. Artık Talabani ve Barzani’nin Türk Yüzbaşısı karşısında esas duruşta beklediği günler çoook geride kaldı. Irak’ta "siyaset fahişesi" lakabıyla bilinen Talabani şimdi Irak Devlet Başkanı, Barzani ve oğlu Neçirvan ise aslında çok daha fazlasına aday. Neyse… Abdülmelik Fırat ile Barzani aşiretinin akrabalık ilişkileri olduğunu ve dedeleri zamanından, 1900’lü yılların başından beri İngilizlerle olan Türkiye karşıtı ilişkilerini hatırlattıktan sonra Abdülmelik Fırat’ın 23 yaşında nasıl milletvekili olduğuna geçelim. Menderes’in aşiret oylarını toplamak için milletvekili aradığı günlerde kendisine partililerce Abdülmelik önerilir. İlk önce Şeyh Sait’in torunu olması yüzünden vazgeçilecekken aşiret oyları cazip gelir ama bir sorun daha vardır. O da Abdülmelik’in yaşının küçük olması! Tanıdık avukatlar vasıtasıyla Abdülmelik Fırat 7 yaş birden büyük gösterilerek milletvekili olur. (Tam burada yine aşiret ağası Mustafa Bayram’ı hatırlamakta fayda var. O da 95 seçimlerinde, uyuşturucu kaçakçılığından arandığı için, ANAP’lılar sayesinde soyadını “Bayrak” olarak gösterip milletvekili adayı olmuş. Adaylıklara itiraz süresi dolduktan sonra, Resmi Gazete’de bu sefer soyadı doğru olarak yer alınca milletvekili seçilerek “dokunulmazlık” zırhına bürünmüştü.Yine geldik, seçim kanuna)
Konular birbiriyle çok iç içe, dallı budaklı olsa da her şey ayan beyan, anlatacak daha çok şey var ama bizim işimiz şimdilik “post itleri” yazmak...
Şeyh Sait’in günümüzdeki, siyasi versiyonundan başka bir şey değildir Abdülmelik Fırat. İkisinin de birbirinden zerrece farkı yoktur. Şimdi hatırladım, özür dilerim, bir fark var. Şeyh Sait 1925’te okuma yazma bile bilmeyenleri Kürtçülük, İslamcılık adı altında kandırıp yanına çekiyordu, bugün torunu Abdülmelik Fırat ve benzerleri ise anlı şanlı ülkem aydınlarını, hatta başbakanını, Kürt sorunu demokrasi, empati adı altında yanına çekiyor. Ya da bizim safdiller, ne halt yediğinin farkında olmadan ağızdan, kalemden çıkması kolay; altından kalkması zor kelamlar ediyorlar. Topyekün bir ülkenin, enerjisini, değerlerini, geleceğini bir avuç ahmakın ağaç sallar gibi sallaması. 2 dakikalık bir konuşma ya da iki satır yazı. Tarihin hiçbir dönemi bu kadar alenice ahmaklıklara şahit olmadı. Bir aile düşünün! 3000 yıllık bir aile. Bu ailenin 82 yaşında genç bir evladı var. Ama kimliğinin, dinamiklerinin farkında değil ha. Ne yaptığının farkında olan da belli olmayanda!
********************************
İşte buyrun, “Mezopotamya Sürgünü Abdülmelik Fırat'ın Yaşam Öyküsü” adlı bir kitaptan inciler.
Abdülmelik Fırat, daima barışı desteklemiş, genç yaşından itibaren parlamentoda görev almış, Türkiye'yi yöneten dört yüz elli kişinin arasına girmiş, her zaman kardeşliği ve demokrasiyi savunmuş, bu ülkenin ve Kürt halkının sembollerinden olmuş bir isim.
- Ahmet Altan
Abdülmelik Fırat, bu toprakların en köklü ailelerinden bugüne uzanan bir bilgi ve irfan dalıdır. Oturuşu, kalkışı, duruşu, davranışıyla o bir 'bey'dir. Melik bey...
- Cengiz Çandar
Tanıyanlar iyi biliyor. Çileli bir aileden gelen Abdülmelik Fırat kültürlü bir insan; barıştan, hoşgörüden ve kardeşlikten yana...
- Fehmi Koru
Köklerini bu toprakların çok derinlerine salmış olmanın soyluluğu, medrese kültüründen süzülüp gelen bilgeliğiyle küçük hesapların ve küçük adamların çok uzağında bir yerdedir Abdülmelik Fırat.
- Gülay Göktürk
Abdülmelik Fırat'ı 1980'li yıllarda rahmetli Uğur Mumcu tanıştırmıştı bana. Cumhuriyet'te bir süre sohbet etmiştik. Kürt sorunuyla ilgili gerçekçi, serinkanlı tespitleri var. (...) Sürgün ve hapislik yılları toplam on yedi. Yani arkasında çileli bir yaşam bırakmış.
- HasanCemal
Bir İslam bilgini kadar vukuf sahibi. Bir Yezidî hırsıyla Kürt tarihi uzmanı olmuş. Bir bakan kadar devlet mahfilinin umûruna aşina. Sabık bir kral gibi siyasi sürgünlere gitti. Şehirlerden ayrılmazsın da dediler. Cumhurbaşkanlığı köşkünde davetlere de çağırdılar..
- Reha Mağden
Abdülmelik Fırat Kürt sorununun çözümü için çok önemli ve ağırlıklı bir insan. Bunu herkes biliyor. El üstünde taşınıp görüşlerinden yararlanılması gerekirken, en layık olmadığı muamelelere tabi tutuldu. Bir gün gelecek Abdülmelik bey gibilerini mumla arayacağız.
- Mehmet Ali Birand
Batı dillerinden başka Arapça ve Farsça'yı da bilen Abdülmelik Fırat, Doğu kültürü ile çağdaş bir dünya görüşünden kaynaklanan demokrasi mücahitliğini, dini bütün Müslümanlığı ile devrimci tutum ve davranışı şahsında birleştirilebilen bir düzeye erişmiş bir kişiliktir. Bu nitelikteki bir siyaset adamının varlığı yalnızca Kürt halkı için değil, Türk halkı için de bir kazanımdır. Bu ülkede demokrasi var olacaksa Abdülmelikler'in sayısı artmalıdır.
- Mihri Belli
ISBN : 9752976034
Basım Tarihi : Mart 2005


Selim bey, Murat Bardakçı'nın bugünkü Hürriyet Gazetesi'indeki yazısında Şeyh Sait'in İsyan Beyannemesi verilmiş okursanız konuyla ilgili çok daha fazla bilgi sahibi olursunuz. Yanlış bilgi yanlış yorumlar doğurur.
Cevaben...
Benim için de, 5000 beyit ezbere bilen bir "Kürt Bilge" idi; ta ki Ali Kırca'nın Siyaset(çileri zelil düşüren)Meydanı'ndaki adi tartışmasını gördüğüm ana kadar...
Benim içi o gece Melik Fırat öldü.
demek "ezberle" bilgi ilan etmişler ha. :))
anlamadığım nokta siz kimsiniz?
bir yazı yazıp, hem de o yazının altına sizin fikirlerinizin tam tersini söyleyen 10 ünlü yazardan alıntılar koyuyorsunuz. 10 yazara karşı kim size inanır? Üstelik bunu kendiniz yapmışsınız. Bu kadar herşeyden eminmisiniz? Bu kadar mı herşey ters düz olmuş da biz görememişiz.
YAnlış anlamayın, gerçekten art niyetli olarak sormuyorum bunları.
insanların ne demek istediklerini anlamaya çalışmadan şartlanmışlıkla onlara nasıl cevap vereceğini düşünenlere mutlaka bişey deniyordur ama o kelimeyi bilmiyor ve bulamıyorum.Bana bu konuda yardımcı olurmusunuz diyecem ama siz şimdi meşgulsunuzdur...
Bazı meseleler, o meselelere az da olsa ailevi etnik veya duygusal bağı olan insanlar tarafından, ki burda bir teşhir amacı ya da hedef arama yoktur, biraz yumuşatılmaya çalışılıyor gibi. "Zalime acırsan zulmüne ortak olursun" diye bir atasözümüz vardır bunu unutmamak gerekir diye düşünüyorum. Bu gözle de meseleye bakabilirsek o zaman bunların 31 Mart'ta olanlardan Menemen'de olanlardan farklı olmadığını görürüz. Bakınız Türkiye kendi halkının da büyük bir parça aymazlığı ve gafletiyle uluslararası arenada sürekli zan altında bırakılmaya zorlanıyor ve 84 yıldan beri sürekli ithamlara maruz kalıyor(Kökenleri daha eski kuşkusuz ama Türk yurdu resmi olarak 84 yıldır bu isimle anılıyor). Ancak ülke içindeki karmaşa, uzlaşma kültürünün azlığı ulusal vakarın korunmasını ve ulusal kalkınmanın hızlandırılmasını ve geliştirilmesini engelliyor. Halbuki el ele vererek bir çok problemin üstesinden gelebiliriz. Tabi ki bu, hala Şeyh Said'in torunun meşruluğunu tartışarak mümkün olamaz. Türk ve Kürt halkları kardeştir ve Türk devriminde Kürt halkını faydaları pek çoktur diyenler elbette ki doğru söylemektedirler. Ancak büyük bir oranla aynı kişilerin Şeyh Said'in torununu övmeleri "Kuzey Irak"taki belirsizliği karşılayış şekilleri ilgi çekici ve çelişki yaratıcı değil midir? Ben bir Türk genci ve üniversite öğrencisi olarak bu hoşnutsuzluğumu belirtmek istedim. Diyarbakır'da üstelik belediye destekli yapılanlar "demokratik hak" olurken, banı karşı çıkmak ırkçılık olarak lanse edilmektedir. Bu tavır sağlıklı bir tavır mıdır?Eğer öyleyse hangi amaca yöneliktir diye merak etmemek ne yazık ki elde değil.
sayın yazarlarım şeyh sayıt hakkında budenli yazmanızı onu sankide terolis ilan ediyor kanısın dayım şeyh sayıt türkıyenin ilim adamlarından birisidır ingilizlerin ve türkiyekarşitı misyonerlerin yapmiş oldugu müslumanlıgı aşaglayan bir çirkefdir şeyh sait buvatana layık bir alim dir bundanda şeref duymalıyı
düğüne gelen bir eşkiyayı asker göz altına almak istemiş seyh said de "düğün bitsin ben kendi elimle teslim ederim " dedi ama askerler zorla almak isteyince seyh said ögrencilerden biri buna mani olmak isterken ölur ve o eşkiyada askerleri oldurur daha son ra askerler seyh said de almaya gelirken askerler insanların uzerine sihah sıkınca isyan burda cıkar ( bu bilgi kesin dir )
Kürt olarak asla şeyh sait'i tasvip edtmiyorum. İslam Kuran dedi onca milleti kandırdı. Türkiye'ye verdiği zarar ortada. Din alimi falan da değildir bu adam. İngilizlerin sözlerine kanmış hain ve gafilin tekidir.
herkez herşeyi yanlış biliyor insanları tanımadan araştırmadan bu şekilde yaklaşmanıza anlam veremiyorum tarih olup bitenleri kanıtlarıyla anlatan bi beyfendiden bahsedioyorsunuz bunun canlı kanıtı yaşayan melik beydir.araştırın öğrenin ayrıca kürt dostum bende türküm(soyum türk) seni kınıyorum yanlış bilgi edinmişsin...
muhammet said bey siz bir kürt olarak şeyh saidi hain ilan ediyorsunuz.galiba senin dilinin yıllarca yasaklanması seni hiç rahatsız etmiyor.kendi dilinde olan köy ve şehir isimlerinin türçeleştirilmesi,çocuğuna anadilinde isim veremeyişin,senin mağaralarda yaşayan kuyruklu yaratıklar diye nitelendirilmen seni hiç rahatsız etmiyormu.yazık. çok yazık.biz kürtler niye bugün bu durumdayız biliyormusun senin sahip olduğun zihniyette bir çok kürdün olmasından dolayı.
Kimse bana hikaye okumasın. Bu sözleriniz düşünceleriniz bile kendinize ait değil. Aynı ezber yıllardır aynı sözler. Geçin bunları. Herkes başkalarından duydukların üzerine ekleyerek anlatıyor. Beyninizi başkalarına vermişsiniz.
Evet Kürdüm! ama bu Şeyh Saide hain dememe engel değil. Ya da ben Kürd olunca Şeyh Said kahraman olmuyor.
Bakın beyler tarihin önümüze koyduğu açık seçik birşey var. Bugün Kürt faşistlerin Kürdistan dediği topraklarda TÜRKLER OLMASAYDI KÜRTLER 1 DEĞİL 4 DEFA TARİHTEN SİLİNMİŞTİK. Birincisi Ermeni Krallığı döneminde, ikincisi Bizansa karşı, madem çok memnundular niye Kürtler, Türkleri destekledi? İran ve Arap mezalimini hala bugün çeken biliyor sadece. Adamlara yaşama izni verilmezken sen kalmış isim koyma özgürlüğü diyorsun. Kürtçe, çiçek isimleri verdinde kim olmaz dedi? İsyan, intikam diye isim koyarsan, adam gibi hakkını savunmaktan aciz boş beyninle eline silah alırsan olacağı budur. Asala oyuncağı gerizekalıya Biji Apo diye methiyeler düzersen, ülke polisine askerine bunlar senin düşmanın diye çoçuklara öğretirsen yeminle söylüyorum Türkiye insaflı davranmıştır.
Kürtçe eğitim hakkını verdiler diyelim ne okutacağız çoçuklara? Ahmede Hani Memu Zin mi? Komik olma. Oynamayan gelin yerim dar demiş. Bugün kuzey ırakta Kürtçe serbest ama arapça ve ingilizce okuyorlar üniversitede. Sen de ben de iyi biliyoruz 100 yıl geçse 100 tane doğru düzgün Kürtçe kitap yazacak Kürt çıkmadıktan sonra kime yazıklar olsun dememiz gerektiğini. Muhammet
şeyh sait ve onun beyni ile düşünen ahmaklar vatan hainleridir ve gün gelir ekmeğini yedikleri boğazlarına ilmek geçirilerek cezaları verilecektir inşallah.
Ben hem Turkum hem kurdum kardesim, sizin gibi sapiklar gelip huzurumuzu bozmadigi surece insan gibi yasadik siz ve seyh sait gibi ingliz ajanlari yuzunden nice kanlar dokuldu, yeter be, birakin gidin artik ya baska isle ugrasin, biz ulkemizde huzurluyuz.
Ben hem Turkum hem kurdum kardesim, sizin gibi sapiklar gelip huzurumuzu bozmadigi surece insan gibi yasadik siz ve seyh sait gibi ingliz ajanlari yuzunden nice kanlar dokuldu, yeter be, birakin gidin artik ya baska isle ugrasin, biz ulkemizde huzurluyuz.
şeyh said islam şehididir yani cennetliktir iftira atmayın bak hesap verisiniz BAKIN SÖYLEDİĞİNİZ YALANSA NASIL BAKACAKSINIZ O İNSANIN YÜZENE AHİRETTE Ş. SAİD NE KOMİNİST NE SOSYALİST NEDE BAŞKA BİRŞEY SADECE İSLAM UĞRUNA MÜCADELE VEREN BİR FERT TİR PKK Ş SAİD DİN YOLUDUR BİZİM YOLUMUZ DİYOR YALAN TÜRKLER DİYORKİ Ş. SAİT VATAN HAİNİ YALAN İSLAMDA IRKÇILIK YOKTUR İYİ TÜRKTE VAR İYİ KÜRT TE
BUNU İYİ BİLİN
TARİHİ İYİ BİLMEDEN LÜTFEN KONUŞMA YIN ÇÜNKÜ SUİZAN KOTÜ BİRŞEY HÜSNÜZANLA YAKLAŞIN OLAYLARA ALLAH ŞÖYLE BUYURUYOR SEVMEDİĞİNİZ BİR TOPLUM YÜZÜNDEN ADALETİ TERKETMEYİN ALLAH HEPİMİZİ AFETSİN ŞEYTAN BİZLERİ NE HALE GETİRMİŞ DÜZGÜN KONUŞUN BUNDAN SONRA..........................
Ne kadar üzücü ki Tarihi ve Cumhuriyetin kurulusundan önce verilen vaatlari bilmeden ve saglam kaynaklara dayanmayan bilgilerle yorum yapip insanlari yanlis bilgilendiriyorsunuz.
Seyh Sait güyya Ingilizlerle birleserek Isyan girisiminde bulunmustur bundan sacma bir sey olabilirmi Atatürkün Amasya Kongresindeki beyanatindan bilginiz yok galiba ve Ingilizler neden bir güc birligine gitsinler bundan sacma bir sey olamaz siz Kurtulus savasinda Ingiliz ve Fransizlara karsi direnin Ülkenizi koruyun ve cumhuriyeti beraber kurun ve Ingilizlerde size kalksin size Ödül olarak Afferim Seyh Said sen bize iyi direndin bizde sana ödül olarak Türkiye Cumhuriyetine karsi Direnisinizde destek olalim yani buna 5 yasinda bir cocuk bile inanmaz sizler buna nasil inanacaksiniz onuda bilemem.
Ayrica baska bir yazida deniliyorki Okuma yazma bile bilmeyenleri kürtcülük propogandalariyla etkisi altinda alarak onlarla beraber isyan cikardigini yazmis eyer o kadar cahil ve egitimsiz insanla o kadar büyük bir isyan yapabilmisse sadece helal olsun derim ama bu denilende cok zor bir ihtimal cünkü fazla bir sey demeye gerek yok bu gün Seyh Said in torunlarini görüyoruz ve bir coguda yüksek tahsilli egitimli ve savunduklari siyasi görüsleri ne olursa olsun genelde Türkiyenin aydinlarindan lar yani aileden kökden Saglamlar.Ayrica da Seyh Said e sadece bir taraftan bakilmamasi lazim yani siz düsününki kurtulus savasinda size bir takim vaatlerde bulunulmus ve siz size düseni kat kat fazlasiyla yapmisiniz ve size ödül olarak IDAM cezasi layik görülmüs ve sizden geriye kalanlar ömürlerinin uzun bir bölümünü sürgünlerde gecirmisiniz olayi bir azda bu tarafdan bakarsaniz daha mantikli olur kanaatindeyim ama yazdiklarimda kesinlikle bu ülkeyei bölmek isteyen bir düsünce olarak algilanmasin buna cok üzülürüm ama Türkiye icinde en iyi yönetim sitemininde bence kurtulus savasindan önce yapilan anlasmalar ve planlarin dogrultusundaki bir sistem olmasi Türkiye icin en iyisidir o da Federal bir Cumhuriyet modelidir bir Almanya benzeri model gibi.
arkadaşlar seyh sayit dünekadar ingiliz ajanı deyilmiydi onun yüzünden musul kelkütü kaybetmedikmi islmiyette vatana ihanet varmı müslüan olanlar bunu anlar
seyh said bir islam mucahididir
o sehiddir
o dedesi hz. ALI ile hz.HAMZA ile ve hz MUHAMMED s.a.v ile girecektir.
fazla bilgi yok ama yinede güzel olmuş
Ne diyelim kardeş,o kadar uğraşıyorsunuz madem,ikinci bir şeyh sait olayı daha oluşturmak istiyorsunuz madem,kafanızı kuma gömüp yaşamak istiyorsunuz madem....Çok kan akar beyler çookkkk.Bunun vebalini ne siz ödeyebilirsiniz ne de biz İkinci cumhuriyetci ve Atatürk düşmanı şahsiyetler,meydan boş öyle değil mi???Devam edin bakalım????
bazı arkadaşların yorumlarını okuyunca üzülüyor insan tabi suç sizdede deil yıllarca papağan gibi tarih dersinde her derste yanlış sadece ezber yoruma kapalı eğitim sisteminde tek tip insan yetiştirilmeye çalışıldı buda böyle insanları ortaya çıkardı insanlar kendi çabası olmadan hiç bişe öğrenemiyor yalan yanlış çıkarlara göre yazılmış pohpohlayıcı yüceltici tek taraflı oldu yorumlar peki sorayım şeyh said ayaklanması madem ingiliz destekli neden şeyh said ıraka gidip ordaki kürtlerin desteğini almaya gidemiyor ingilizler niye sınırı kapatıyor hem somut delil nedir elinizdeki bu isyanın ingiliz destekli olduğunu kanıtlayacak. peki neden ingilizler fransızlar türkiye o kadar zayıf durumdayken güneyden girmiyorlar lütfen sorgulayın biraz neden die sorun
Arkadaşlar 29 ocak salı 2008 bu gün ahmet said fırat dunyaya gözlerini yumdu fanihayatı bitti ahir hayatına geçti allahu teala rahmet eylesin allah mekanını cennet etsin bizleride cennette komşusu etsin gfelin bu kurtlük bölücülük falan herşeyi bi kenara bırakalım yarın bi gün hesaplaşma gunu geldiğinde seyh said efendi gibi bi zattın kaerşısına geldiğinizde hakkını nasıl vereceksiniz gıyab (arkadan konuşmak ) bunun hakkı ödenmez musluman kardeşler sait efendinin çocuklarıda torunlarıda askere gitmedimi sanıyosunuz kımse bir parça ekmek yediği yere ihanet etmez hele kaldıki öyle bir zaad (iliim sahibi) yapmayın kendinize yazık ediyosunuz kulaktan dolma sözlerede inanmayın eğer gerçekleri öğrenmek istiyorsanız gidin elazığ paluya orda örenirsiniz!
MRB Arkadaşlar Sizin Burda Yaptığınız İslam Alimini Kötülemek O Yüce Bir Alimdir Peki Onun Hikayesini Biliyomusunuz http://youtube.com/watch?v=sdug7fCsE1c Bu Şarkıda Herşeyi Anlatıyor Atatürk Şeyh Sait'e Ölüm Fermanını Yazdığı Zaman Şeyh Sait Ve 4 - 5 Arkadaşını Asarak İdam Ediceklerdi Fakat Buna Allah İzin Vermedi Şeyh Sait Ve Arkadaşlarını Her İpe Astıklarında İp Garip Bir Şekilde Kopuyordu Hepsinin Birden Peki Bu Bir Rastlantımı Tabiki Deqil Sonra Kurşuna Dizdiler Acımasızca ... O İSLAM Dinini Sovundu ...
S.a kardeşim sizler bişey bilmeden nasıl yorum yaparsınız ya ŞEYH SAİD EFENDİ allah için ŞEHİD olmuştur.Allah u taala bir ayetinde buyuruyorki kim benim dostuma savaş açarsa bana açmış sayarım.Şeyh said efendi ingiliz ajanı da deil kardeşim efendinin amacı ALLAH VE DİN İÇİN ayaklanmıştır.muhammed yazmış isminede yakıştıramadım ajanmış yok alim deilmiş ALLAH SİZİN gibi zihniyetleri ıslah etsin.BEN ŞEYH ŞEYH SAİT EFENDİYE VE YOLUNA KURBAN OLURUM.ALLAH A EMANET OLUN
Efsane üretmeye meraklı olanlar,Şeyh sait'i uçururlar. Herkes birbirini gazlar, Davaro Kemal Sunalın filmi iyi örnektir.Şeyh saitin İngilizin ortadoğu,Anadolu ve Asya siyasetinin Belgelenmiş,ümmet ayaklanmasıdır.Atatürk'ün Devrimlerini Bahane ederek,Kılıf Uydurarak Ayaklanmış aşirettir, Bu ayaklanmaya uymayan aşiretlerde vardır.Güneş Batmayan Ülke Britanyanın siyasi hizmetlisi olmuştur.Hiç bir kimse şehitiğinden sözetmesin, Kurtuluş savaşından çıkmış,Sevr belasından kurtulmuş olan(şehit kanlarıyla sulanmış) Topraklarımız Hain ayaklanmayla Musul kerkük gibi önemli bölgeler Emperyalistlere terkediliyor.
Bu Hainleri Aklayıp efsaneyle uçurmaya çalışanlar iyi düşünsünler,2008 oldu Hala aynı Kan davası Türkiye Cumhuriyetinin önünde Gelişimi engelleyici problem
Hainlik ve ihanet aynen sürüyor işbirlikçileriyle
Şeyh sait cennetliktir;diyen kişiler ! Nereden Biliyorsunuz cennetlik olduğunu ? Ayaklanmayı yaptığında; öldürülen kişiler yok mu ? Peşinden sürüklediği Allah'ın adıyla teşvik ettiği kişiler yok mu ? Kandırdığı ve öldürülen kişilerin hesabını Allah'a nasıl verecek. Laik cumhuriyet yeryüzündeki hesabını; yasalarıyla hesabını sormuş,yargılamış savunmasını almış ve cezasını kesmiştir. Allah'ın yargılaması ayrıdır.Bu nedenle Boş konuşmalarla dedikodu yapmayın, Yaşadığımız,Vatan bir tane başka yok Bu vatanı kalkındırmak,Başı dik onurlu bir ülke haline getirmek için ne yapabilirim veya yapabiliriz diye düşünün. Kin duygularını bir kenara bırakın Hainler her zaman konuşur. Sıkıştığı zaman kimlerin uşaklığını yapmışsa kıblesi o yöndedir. Oraya kaçar.Her türlü malı mülk'ü ordadır. Bizim burada vatanımızdadır herşeyimiz.