<

<




Şimdi Türkiye’de, Ulaştırma Bakanı Binali Yıldırım’ın eşi Semiha Yıldırım’ı tek başına yemek yerken gösteren malum fotoğrafı “milat” diye nitelendirecek, üzerine üşenmeyip onlarca abuk sabuk yazı yazabilecek, en az bunun on katı da laf kalabalığı yapabilecek gazete ve televizyon duayenleri var. Bunlardan hiçbiri, sadece protokol gereği oradan oraya savrulan bu “eşlerin” ne işe yaradığını bile sormaz.



Ne gereği vardır “eşlerin” bir açılış töreninde? Karar yetkisi mi vardır, imza yetkisi mi vardır, devlet, hükümet işleri ya da kocası/karısı hakkında görüşmeler yapmaya, söz söylemeye hakkı mı vardır? Bunlardan hiçbiri yoktur. Yani siyasi ya da bürokratik olarak “eşler” bir “işe” yaramazlar. Sadece belirlenen iç ve dış protokol gereği, diğer eşlerle buluşur gezer tozarlar.



Sadece Türkiye’de değil, dünyanın pek çok ülkesinde de bu böyle. Ama -bildiğimiz kadarıyla- bizim duayenlerden başka, “illa da eşler aynı masa da oturacak” diye tutturan yok. Böylesine, beyin yapısını ve işleyişini anlayamadığımız, fotoğraflar üzerinden, “şekilci” kadın hakları savunucularına sahip olduğumuza göre yine endişe etmeye başlayabiliriz.



Şöyle ki; malum bugün Irak’ta seçim var. Irak'ın yeni anayasasına göre de, mecburen meclis üyelerinin % 25'i kadınlardan oluşacak. Biz de ise Parlamento’da kadın temsil oranı % 4.3. Öldürülen on binlerce sivil, Amerika’nın yeni dünya düzeni planları, Ortadoğu’nun akıbeti, varil başına petrol fiyatları ve devamında ekleyebileceğimiz ben deyim on, siz deyin on bin madde… Bunların hepsi öylece dururken, şimdi bir tane kendini bilmez köşe yazarı, duayen falan çıkıp da, “Irak’ta Demokrasi, Kadın Hakları” diye olaya girer de, “İşte Irak’ta Amerikan Nimetleri ve Türkiye’de Durum” mealli bir yazı yazar ve Türkiye'ye Irak'ı örnek gösterirse...



Size göre belki, paranoya ama benim aklıma bunları yazabilecek isimler bile geliyor.
/p>
<
<

<6/span> Yorum: “
    <
  1. # <Blogger Tansel Güçlüyazıyor...