<

<



Üye olduğum e-posta guruplarından birinden gelen, “Google’den Türkiye’ye Büyük Terbiyesizlik !” başlıklı iletide Google Eart adlı programdan bahsedilmiş. E-postayı aynen kopyalıyorum.



"Arkadaslar bildiginiz uzere www.earth.google.com adresi uzerinden indirilen bir program ile dunyanin her hangi bir noktasina uzaydan bakabiliyorsunuz.Program uzerindeki ayarlar uzerinden yer isimlerini goster secenegini sectiginizde secilen bolge uzerindeki onemli yerlerin isimlerini gosteriyor. Asil bombada bu zaten.. Ege kiyilari uzerinde odaklandiginiz zaman koylarin isimlerini yunan isimleri olarak gosteriyor. Asagidaki resim de sadece Marmaris kiyilarini inceledigim zaman 5 adet koy isminden sadece 1 tanesi turkce digerleri yunanca .... Bu ne demektir. Adamlar Ege bolgesi uzerinde yuz yillardan beri gozleri var ve avrupada dolayli yoldan bunu destekliyor. Bu bilinen bir sey . Peki bu google sitesine ne oluyor.Bu kisisel bir olay degil. Desteklerinizi esirgemeyin... "



Gülmeyin öyle, son zamanda türeyen “google araştırmacıları” gazetelerini, dergilerini ve köşelerini boydan boya böyle haberlerle donatmıyor mu? Bu vatandaş da kendince tepkisini ortaya koymuş, destek istemiş. Ama gel gör ki arkadaş “değirmen gitmiş çakmak taşını arar” vaziyette. “Ege” gitmiş, koyları kurtaralım bari…



Yahu koyların isimleri Yunanca da, “Ege” nereden geliyor? Osmanlı Türkiyesi'nde uzun yıllar şimdi ki “Ege”, “Akdeniz” olarak isimlendirilmişti. Yoksa Mustafa Kemal; “Ordular ilk hedefiniz Akdeniz’dir.” emrini verdiğinde ordular şaşırıp İzmir’e falan çıkmış değil. Yine şimdi ki “Ege” için Türkler “Adalar Denizi” ismini kullandılar uzun yıllar. Bunlardan bihaber “Uyan Türk Milleti Ege Denizi’ndeki koylara Yunanca isim veriyorlar” demenin sanırım pek anlamı yok. Aynı şekilde uzun yıllarda “Oniki Ada”nın birebir Yunanca karşılığından çevrildiğini söylemişlerdi. Oysa “Oniki Ada” ismini Osmanlı’nın gayr-i müslim bölgelerde uyguladığı yönetim şeklinden almıştır. 12’li denen bu sisteme göre her “on hane” birer temsilci çıkarır, bu temsilcilerde aralarından bölgeyi yönetecek “12 kişilik bir ihtiyar heyeti” seçerdi. Yoksa “Oniki Ada” gurubunda, Yunanlıların iddia ettiği gibi 12 ada değil 20 den fazla ada vardır. Burada en büyük hata Türk Dış İşlerinde. "Yabancı Damat" kadar iş çıkaramadılar ya...



Biliyorum, yazarken çok fazla konudan konuya geçiyorum ama aklıma modern bir Türk tarihçisinin şaşkın hali geldi bir an. Yabancı araştırmacıların Osmanlıca kaynaklardan, belgelerden çevirip dipnotsuz, biraz da kelimelerin tam karşılıklarını bilmeden kendi dillerine çevirdikleri yayınların İngilizcesini mal bulmuş mağribi gibi Türkçe’ye çeviren sonra İngilizce kitaba kaynaklık eden Osmanlıca belgeler önüne konunca bön bön bakan bir tarihçimizin şaşkın hali. O da iyi niyetliydi. Kulakları çınlasın...



Adalar Denizi ya da Akdeniz'in koylarına Yunanca isimler verseydi google, o zaman bu arkadaşa naçizane destek verirdik. Ama “Ege” nin koylarına Yunanca isimler verilmesi beni pek de ilgilendirmiyor. Dedim ya; değirmen gitmiş çakmak taşını aramam. Yoksa bu da “kelime ırkçılığı”na mı girer? Hayda… Yine kafam karıştı. Neyse, Uyuma Türk Milleti; bırak denizleri falan İstanbul’u Yunan’a vermek istiyorlar, İstanbul’u. Lütfen destek… Yolla.





Not: Bahsi geçen programı kullanıyorsanız, şurada "Ölmeden Önce Görmeniz Gereken 50 Yer" adlı belgesele konu olan 50 yer sıralanmış, dosyayı indirdikten sonra tek yapmanız gereken görmek istediğiniz mekan adına tıklamak. Program sonra koordinatları okuyor, uzay boşluğundan dönerek mekanın üzerine yaklaşıyor. Ben sevdim. Allah razı olsun adamlardan, ölmeden önce gördüm ya oraları gözüm açık gitmem gayrı.
/p>
<
<

<5/span> Yorum: “
    <
  1. # <Anonymous Adsızyazıyor...