<

<


Bakanlar Kurulu 14 Temmuz 2005’te bir yönetmelik kabul etti: İşyeri Açma ve Çalışma Ruhsatlarına İlişkin Yönetmelik. Yönetmeliğin bizi ilgilendiren tarafı kahvehaneler ve benzeri işletmelerde, “aranan şartlar” bölümü. Bu şartlara göre; artık kahvehanelerde kitap bulundurma zorunluluğu var. Yönetmeliğe göre; 1. sınıf kahvehanelerde 100, 2. sınıflarda 50, 3. sınıf kahvehanelerde ise “en az” 25 adet kitap olması zaruri.



Hürriyet Gazetesi’nin haberine göre uygulamaya ilk geçen Şişli Belediyesi olmuş. Habere eklenen fotoğrafta, masanın üzerine serpiştirilen, kapağında marifetlerini saya saya bitiremediğimiz, Şişli Belediye Başkanı Mustafa Sarıgül’ün endamının sergilendiği dergiler arasında, kahve sakinleri kitap okuyorlar. Demek ki pek de altyapı sorunu olmayan, Türkiye’deki en fazla paranın döndüğü bir bölgede belediyecilik yapanların kendini daha fazla pazarlama imkanı oluyor. Neyse geçelim.



Şimdi benim aklıma takılan, güzel ülkemde 400 binin üzerinde kahvehane var, hem aynı yönetmelik oyun salonlarını, internet kafeleri ve kır bahçeleri gibi işletmeleri de kapsadığına göre bu yönetmelik en az 500 bin işletmeyi ilgilendiriyor demektir. Bu işletmelerin her biri ortalama 50 kitap bulunduracak olsa 25 milyon adet kitap eder. Türkiye’deki kütüphanelerde toplam 13 milyon kitap olduğunu düşününce… Güler misin, ağlar mısın ?



Yönetmelik çıkarmak da, değiştirmek de kolay; bir yönetmeliğe 2 sayfa eklersin olur biter, ama 2 sayfa yönetmelikle 25 milyon kitap aldırıp, okutamazsınız bu millete. Rakamlarla oynayıp, mutluluğu araştıramazsınız. Danimarka nüfusu kadar kişi öyle veya böyle kahvelerde geçiriyor gününü. Anlayış şu; madem bunca kişiyi kahveden çıkaramıyoruz, bari ellerine kitap verelim. Kitap okumadığını sıkılmadan söyleyebilen, Türkiye’de home school (bahsettiği AÖF) sistemi isteyen bir başbakanın, bakanlarından daha fazlasını beklemek de hata olurdu zaten.



Madem yönetmelik çıktı, korsan morsan demeyip kitap bulun ey işletme sahipleri, para yok demeyin, okul kitapları falan artık ne bulursanız. Ya da bakarsınız bir yayınevi açılır. Adı: Kahve Bahane Yayınevi. Hedef kitlesi belli, kahvehaneler… Ülkede ki her ilde, ilçede o kahveyle özdeşleşen kişilerden ikna kabiliyeti yüksekleri de şirket bünyesine katıverin. Onlar ikna eder kahve sahibini. Düşünsenize 25 milyon kitap satacaksınız, dile kolay.
/p>
<
<

<1/span> Yorum: “
    <
  1. # <Blogger mightyazıyor...


Google


Vikipedi Ansiklopedi Değildir








Bu bloga eklenecek yeni yazıları RSS tekniğiyle

 XML›