<

<




Dergi satışları patladı. 19 Temmuz 2005 Salı günü üç haftalık derginin fiyatlarını 1 YTL'ye indirerek yaptıkları kampanyada net satış rakamları belli oldu: İşte rakamlar:1-Tempo: 70.131 2-Aktüel: 67.361 3-Haftalık: 33.847. Aynı dergilerin 4-10 Temmuz satışları ise şöyle idi; Tempo (5.00 YTL ) 6.767, Aktüel (5.50 YTL) 13.819, Haftalık (4.00 YTL) 6.357. Her ne kadar bu satışları için patlama denmezse de, ortada hayli artan bir tiraj var. Ne oldu, entelektüelliğin birinci şartını ifa edip; halkı okumamakla, cahillikle suçlayanlar ? Demek ki gerekli şartlar hazırlanınca okuyan, en azından merak edip dergileri satın alan birileri bulunuyormuş.



Herkes yarım yamalak da olsa yaptığı her işin önemsenmesini, talep edilmesi bekler… Pazarda naylon gömlek satan vatandaş, “abi altı üstü bir sigara parası” para diyerek, gömleğinin satın alınmasını bekler. Kapalıçarşı’ da fahiş fiyatla mal satan esnaf, “abi bunlar kuru kalabalık, satış yok.” diye, sitem eder. Yayınevi sahipleri, yazarlar; "biz her imkanı sunduk ama", “ülkede kitap kültürü yok” diyerek, kendini aklar. Gazeteciler; gazete kültüründen bahseder; siyasetçiler ise ülkede demokrasi geleneğinin olmamasından. Her insan ise değerinin bilenmemesinden…




Ülke de yolunda gitmeyen tonla şey varken, herkes konu kendileri olunca her şey yolunda olsun ister. O işini layıkıyla yapmasa da, yapmış gibi muamele görmek ister. Tavandan, tabana durum pek değişmiyor yani.



Türk insanın içinde olduğu ekonomik durum, DİE’ nin rakamlarına pek yansımasa da, aslında belli.Siz de iyisi mi başkasına güvenmeyin, kendi hesabınızı kendiniz yapın. Şimdi; sadece bir tane haftalık dergi takip etmeye kalksak, 5 YTL’den, ayda 20 YTL eder, 30 Ykrş’ dan günlük gazete alsak, ayda 9 YTL. Uzmanların (!) önerdiği rakamlara göre ise haftada 20 YTL den, 1 kitap okunması gerektiğini düşünürsek, 80 YTL de kitap masrafı çıkar. Ayda sadece birer kere, sinemaya, konsere, tiyatroya gitsek, en az 20 şer YTL’ den, 60 YTL. En ucuzundan ADSL hattı için 29 YTL versek; toplam da 198 YTL eder, 2 YTL’ ye de bir korsan Bach cd si alsak, tam 200 YTL eder. Hani hep o üzerine kalem oynatılan 4 kişilik çekirdek aile reisinin, asgari ücret olarak 350 YTL aldığını düşünürsek, elde 150 YTL kalıyor. Bu kadar enformasyona tabi tuttuğumuz örnek aile 150 YTL ile; kira, faturalar, gıda, yol, sağlık ve giyim masraflarını nasıl karşılayacağını da artık kendisi düşünsün.



Bu ülkede artık iyice halkından bihaber aydınlar türedi. Şu rakamlara da mı hiç bakmazsınız? Hiç sormaz mısınız, nasıl havuz haberlerle doldurulan, içi boş Posta Gazetesi açık ara farkla Türkiye’ nin en fazla satan, en ucuz gazetesi oluyor diye? Daha birkaç aya kadar milletin, bir delinin hatıra defteri kıvamında okuduğu Hitler’ in Kavgam adlı eserinin niye çok satıldığı hakkında dahiyane (!) tespitler yaparken “fiyatının ucuz olması” niye kimsenin aklına gelmedi? Hitler’in Türkiye’ de idolleştiğini bile söyleyenler oldu. Oysa, insanların özel hayatına girme merakı yüksek olan zamane Türklerinin, biraz okuyup yazanları için Kavgam kitabının, insanların bilinçaltında Semra Hanım denen kişiyi izlemekten pek farkı yoktu. Aynı ilkel dürtülerle kitaba merak duyulmuştu, duyulacakta. Dergi, kitap, gazete yada yağtığınız herneyse; kaliteyi, uygun fiyata sunmadıktan sonra kimse, yaptıklarımız talep görmüyor, diye dile gelmesin.



Siz böyle Türkiye’ yi İstanbul’ un birkaç semtinden ibaretmiş gibi düşünmeye devam edin. Adının hava durumlarında bile geçmediği şehirleri unutuverin. Bakın ne diyor hava durumunda! Yarın, “Etiler’ de güneş, İkitelli’ de yağmur” varmış; gerisi nasıl olsa “Yurt geneli…” Aman siz şemsiyenizi yanınıza almayı unutmayın emi! Yarın pazar; daha bize ucuz(!) restoranlarda hangi yemekle, hangi şarabı içtiğinizi; yurtdışı maceralarınızı falan yazacaksınız.
/p>
<
<

<1/span> Yorum: “
    <
  1. # <Blogger enahxusyazıyor...


Google


Vikipedi Ansiklopedi Değildir








Bu bloga eklenecek yeni yazıları RSS tekniğiyle

 XML›