<

<





Japonya İletişim Bakanlığı araştırma ve geliştirme müdürü Yoşiaki Takeuçi; ekrandaki 3 boyutlu objelere dokunma hissini uyandırabilecek, ortamın kokusunun teneffüs edilebileceği bir televizyon projesini 2020 yılına kadar hayata geçirmeyi planladıklarını açıklamış. Araştırmacıların, dokunma hissi teknolojisini geliştirmek için ultrason, elektriksel uyarma ve rüzgar basıncı üzerinde durdukları belirtiliyor. Bu tür televizyonları, hayata geçmesi halinde birçok amaçla kullanabilecekmişiz. Haberde verilen örneğe göre; alışveriş programlarında sipariş vermeden önce satın alınılacak mala, dokunularak kalitesi hakkında fikir sahibi olunabilecekmiş.



Hatırlarsanız, Sony nisan ayında, insan beynine doğrudan bilgi aktarımı fikrinin patentini almıştı. (Dikkat: Projenin değil, fikrin patenti!) Bu projenin amacı ise; insanların tat ve koku alıp hissetmesiyle aynı şekilde film seyredip oyun oynayabilmesini sağlamak. İngiliz haftalık haber dergisi New Scientist’in "Sony gerçek Matrix’i yaratacak" diye değerlendirdiği Patent, bir buluş ya da denemeye değil bir fikre dayanıyor. Sony’nin aldığı patente göre teknik hiçbir şekilde dışarıdan müdahale içermiyor. Herhangi bir beyin implantasyonu ya da cerrahi müdahale söz konusu değil. Ciddi teknik ayrıntılar içermeyen patentte sadece 20.000 megahertzin üzerinde sesler göndererek beynin belirlenmiş bölgelerini aktive etmesi planlanan küçük bir aygıt tanımlanmış. İnsan kulağının duyabileceğinin çok üstünde olan bu yüksek frekanslı ses dalgaları şimdiye kadar da tıbbi müdahalelerde kullanılıyordu.



Haberde bahsi geçen konular şimdilik proje safhasında olsa da gerçekleştiği takdirde akla pek çok soru geliyor. Oluşturulan sanal gerçeklik hisleri yanında insana doğrudan bilgi aktarımı ne demek? İnsanların bunca yıl okuyup, öğrendikleri bir kalemde bilgisayara program kurar gibi başka insanlara aktarılabilecek mi? İnsanoğlunun bin yıllar boyunca öğrendiklerinin derlenip bu yolla insanlara aktarılması mümkün müdür? Mümkünse eğer, Japonların kendi insanlarına aktardıkları bilgiler ile Amerikalıların aktardıkları bilgilerin aynı olması mümkün müdür? Ya da insanlara iradesi dışında bilgi ve komut gönderilebilir mi ? Masum gibi gözüken bir müziğe iliştirilen, 20.000 megahertzin üzerinde ki seslerle beynin neresine, hangi komut ya da bilgi gönderilebilir?




Bugün ABD kamuoyunda Irak’ta yaşananların tam anlamıyla bilinmemesi için Amerikan basının üstünkörü haberleri ya da Google’ın dizinine eklemediği siteleri gibi hepimiz biçilen bir sanal gerçeklik içinde mi yaşayacağız acaba? İşler böyle büyümeyip eğlence amaçlı kalsa bile, insanın aklına bin bir türlü şey geliyor. İnsan beyni, gördüğü rüyaların gerçek olmadığını anlayıncaya kadar rüyaya pek çok fiziksel reaksiyon veriyor; böylesi bir sanal gerçeklik ve bilgi aktarımı sistemiyle işletilen sinema salonlarında izlenen filimden çıktıktan sonra insanlar acaba neler hissedecekler?




İnsanoğlu, henüz beynin işleyişinin ve özelliklerinin tamamını bilmeden beyne yön vermeye çalışıyor. İlginç... Örneklerin, soruların ve bilimkurgunun ardı arkası gelmeyecek. Haber metninde verilen, "alışveriş programlarıyla dokunarak sipariş" örneğine bir daha baktım da; çok masumane geldi birden gözüme. Sanırım bu teknoloji uygulama alanı bulursa, yine porno ve sohbet meraklılarınının işine yarayacak.

/p>
<
<

<0/span> Yorum: “
    <

>> Yorum Ekle <<

< <

< <

Google


Vikipedi Ansiklopedi Değildir








Bu bloga eklenecek yeni yazıları RSS tekniğiyle

 XML›