<

<



Ülke Adı: Hindistan Cumhuriyeti


Yönetim Biçimi: Parlamenter Federal Cumhuriyet


Başkenti: Yeni Delhi


İdari Bölümler: 28 eyalet ve 7 birleşik bölge


Bağımsızlık Günü: 15 Ağustos 1947 (İngiltere'den)


Nüfus: 1.02 milyar (2004)


Milli Hayvan: Kaplan


Milli Kuş: Tavus Kuşu


Milli Çiçek: Lotus


Milli Ağaç: Banyan


Milli Meyve: Mango


Milli Şarkı: Vande Mataram


Milli Oyun: Okey



Milli Taşıma Aracı: Rikşa





Rikşanın en azından fotoğrafı bir yerlerde çarpmıştır gözünüze; eğer çarpmadıysa yukarıdaki çarpıcı fotoğrafa doyasıya bakabilirsiniz. Çıplak ayaklı adamların çektiği bir nevi taksidir rikşa. Çinli tacirler tarafından bölgede yayılmıştır, Çin’ de komünistlerin iktidara gelmesinden sonra yasaklanmıştır(1949), Hindistan’ da ise halen 300 bin rikşa yollardadır. Toprağından kopmak zorunda kalan çoğu Hintlin yapacağı ilk iş rikşa kullanmaktır. Yalınayak insanların koşulduğu rikşaların yanı sıra, bisiklet ve motosiklet tarzında olanları da vardır. Rikşacılar da, diğer esnaflar gibi yabancıları hemen tanır. Olurda yolunuz Hindistan’a düşerse; siz daha “Rikşa!” demeden onlar hemen etrafınızı çevirirler; biri kolunuza, diğeri çantanıza yapışır; ısrar ederler. Yolda yürürken sizi gören tüm rikşacılar mutlaka: “Rikşa lazım mı abi?” der. Lazımsa kurulursunuz arka koltuğa.



Artık başka bir boyuttasınız! Bir bir tarihi sahneler gelir aklınıza. Yalınayak rikşacının çektiği alamet-i saltanatınız ile ağaçlı bir yolda ilerliyorsanız; ağaçları, sizi görüp selamlamak için toplanan halk yerine koyabilirsiniz mesela. Eğer içi süslü kabinde yolculuk yaparken canınız sıkılırda Taj Mahal’ i falan gezmek isterseniz, iner saatlerce gezinirsiniz; geziniz kaç saat sürerse sürsün, dönüşte rikşacınız hala bıraktığınız yerde sizi bekliyor olacaktır. Yağmur, çamur fark etmez, hava şartları fark etmez her halükarda “sahip” sizsiniz. Rikşayı fotoğrafta görüldüğü gibi bir sel birikintisinin üzerine bile sürebilirsiniz. Yüreğiniz dayanırda günboyu bu “sefayı” sürdürmek isterseniz, rikşacının çektiği cefa karşılığı ödemeniz gereken bedel sadece 2 Ytl karşılığı Rupi’dir. 2 Ytl karşılığı Rupi veya Dolar ile son yıllarda turistler, bisiklet ve motosiklet tarzı rikşalara değil, insanların çektiği rikşalara rağbet ediyormuş. Sebebini ben değil, psikoloji ve sosyoloji ilminin erbapları yorsun; “Hindistan’ a Gidenlere Öneriler” başlığa altında mutlaka “insanların çektiği rikşalarla seyahat etme keyfini” tatmasını önerenleri ise önce psikiyatristlere sonra Allah’a havale etsin.




Dün akşam saatlerinde ise Anadolu Ajansı bir haber geçti. Hindistan'ın Kalküta kentinin yöneticileri insanların çektiği rikşaları, "insani olmadığı" gerekçesiyle kaldırma kararı almış Sebep, geleneklerine uygun olmaması ve kentin dünyadaki yoksul imajını düzeltme çabası. Bu kapsamda kentteki 10 bin rikşa, moto-rikşa olarak yenilenecekmiş.



Yukarıda ki fotoğrafa bakınca artık rikşaların gelenekselleştiğini söylemek zor değil. En azından bol yüzük ve bilezikli, eli şemsiyeli, gülen kadın; rikşayı beline kadar gelen suların içinde çekenin de bir insan olmasını hiç yadırgamışa benzemiyor.Eğer halk bir işi sorgulayıp, yadırgamadan yapar hale gelmişse, artık bunun adı gelenektir. Ya da kimi kumbara kafalılara göre arz-talep eğrisinin bilmem nesidir… Kentin yoksulluk imajına düzeltmeye gelince; rikşaları kaldırıp, 300 bin çalışanını kent dışına sürerek, kurtarabilirsiniz "imajınızı", doğrudur.Madem "imaj herşey", gerisi "boş seda" imiş...
/p>
<
<

<0/span> Yorum: “
    <

>> Yorum Ekle <<

< <

< <

Google


Vikipedi Ansiklopedi Değildir








Bu bloga eklenecek yeni yazıları RSS tekniğiyle

 XML›