<

<


Yıllar yılı televizyonlarda bu suratı görmemek için o kadar uğraş verdim, olmadı. Adam tuttu Sabah Gazetesi’nde köşe kapmaca oynamaya başladı, okumamak için o ne kadar direndiysem, olmadı. İşte bugün nihayet merakıma yenik düşüp, Reha Muhtar’ın “Cool Istanbul'da Formula Reha...” adlı karalamasını ilk defa sonuna kadar sabrederek okudum. Küfür falan da etmedim kesinlikle. Bir süre sonra alışıyorsunuz çünkü bunca gereksizliğe.Siz ne kadar böylesi adamların basında yer bulmaması gerektiğini söylerseniz, söyleyin, pek bir şey değişmeyecek. Akıl ve ruh sağlığınızı korumak için bu adamlar “yokmuş” gibi davranmanızda bir süre sonra derdinize derman olmamaya başlayacaktır. Ne yazık ki böyle adamlar siz görmezlikten gelseniz de, öyle veya böyle evrende bir yer kaplıyorlar, bu yetmezmiş gibi medyada milyonlarca insanın önüne bir şeymiş gibi yer buluyorlar.



Sabrımın sınırlarını zorlayıp, adamın geçmiş yazılarına şöyle bir göz attım. En azından bir incir çekirdeklik tek bir satırı vardır umuduyla. Yok azizim yok… Olmaz olası bir Bizans oyununun neticesi gibi adam. Atina muhabirliğinden atılıp, Türkiye sınırlarına girdiği günü Milli Felaket Günü ilan etsinler de yas tutalım.



Köşesinde yazdıklarının abartısız her satırı ayrı malzeme. Hangi birine bakıp, bu böyle, şu şöyle diyeceksiniz ki? Tahminimce Reha Muhtar bu oyunu birkaç sene daha oynadıktan sonra, tüm Türkiye bu adamın, artık “kazanılamaz” olduğunu anladığı anda; son hamlesini yaparak , elinden gelenin en iyisiyle hayatının yazısını (-ki bu yazıda en iyi ihtimalle Lise edebiyat dersinde ki kadar iyi olabilir) yazacak ve yine gündeme bomba gibi oturacak. İşte o zaman Türkiye’ de ümitlerin yok olmaya başladığı bir anda, Reha Muhtar ve felsefesi bir ışık gibi yükselecek, tüm Türkiye’yi kasıp kavuracak.




Yazımıza konu olan kahramanın özelliğinden olsa gerek çok gereksiz bir yazı oldu. Lafı daha fazla uzatmadan özür dileyip, çözüm adına yapılabileceklere geçelim. Yunanistan’da, Yabancı Damat, adlı Türk yapımı dizi çok sevilmiş, izlenme rekorları falan kırmış. Dünde Kurtlar Vadisi, 1. bölümüyle bir Yunan televizyonunda seyircilerin karşısına çıktı. Fırsat bu fırsat! Şu Reha’yı da arada promosyon niyetine kaptırabilirsek Yunan kanallarına ne alâ! Gitsin arkadaş, gitsin geri gelmesin. Atina’dan falan bildirmesine de gerek yok. Biraz da Yunanlıların başını ağrıtsın. O gitmezse, “b planı” devreye sokularak acilen kamuoyunda çığ gibi büyüyecek bir kampanya başlatılmalı: Reha Muhtar Atina’ya geri gitsin kampanyası. Bu konuda da en büyük görev yine Ahmet Hakan'a düşüyor. Paris' e yolcu edilenlerden sonra, daha sıra da Atina, Brüksel, Washington, Londra ve Moskova yolcuları var.
/p>
<
<

<5/span> Yorum: “
    <
  1. # <Blogger izlenimleryazıyor...