
Bugün yine o "lânetli kız" çıkıverdi karşıma, hem de defalarca. İlk önce sabah sabah, e-posta kutuma baktığımda karşılaştım hanım kızımızla. Miraç Kandili mesajlarına “İbretlik” başlığıyla eklenmiş haldeydi. Daha sonra Hürriyet Gazetesi’nde Emin Çölaşan’ın bugünkü yazısını okurken karşılaştık kendileriyle.
“İbretlik” hikayeye konu olan hanım kızı, Emin Çölaşan’a faks yoluyla ulaştırmışlar. Hikayeye inanmamış haliyle, “…olayın Hollanda’da olduğunu yazıyorlar... Çünkü Türkiye’de olduğunu söyleseler insanlar inanmayacak ve ‘hangi hastanede’ diye soracak!” demiş sadece.
İbretlik hikayeyi bilmeyenler için özetleyelim. İnternette bir hikaye üstüne eklenmiş fotoğrafla gezinip duruyor kaç zamandır. Olay yeri bazen Umman oluyor, bazen Hollanda. Ama kız hep aynı… İddiaya göre genç bir kız müzik dinlerken Kur’an-ı Kerim okuyan annesinin elinden Kur’an-ı Kerim’i alıp yırtıyor. Kız hemen oracıkta alev alıp yanmaya başlıyor. Sonra hilkat garibesi bir hale bürünüyor... Linkten indirebileceğiniz hikayenin altına, göreceğiniz üzere, ayetlerde eklenmiş. “İbret versin” diye de kağıda basılıp elden ele de dolaştırılıyormuş bu hikaye.
Bahsi geçen kız aslında, bu sitede görüldüğü gibi Patricia Piccinini adında Avustralyalı bir plastik sanatçısının eserinden başka bir şey değil... Birisi bilerek ya da bilmeyerek böyle bir hikaye uydurup fotoğrafı da metne yamayıvermiş. Hikaye Patricia'nın kulağına gidince, o da çalışmanın altına bu ibretlik hikayeyle, eserinin alakası olmadığını belirtmek zorunda kalmış. Hikaye Emin Çölaşan’a kadar gittiğine göre “ibretlik” hanım kızımız artık hayli meşhur olmuş sayılır. Yakında ana haber bültenlerinde bile bu kızımıza rastlayabiliriz.
Hikayenin tüm versiyonlarında vurgu hep aynı: “İbret...”
İnsanlar imân ettikleri dinin yüceliğini ispat için neden mucizeler, ibretler ararlar; hâlâ anlayabilmiş değilim. Adı üstünde imân; inanırsınız ya da inanmazsınız. İmân edipte illâ ibret arıyorsanız; Kur’an-ı Kerim’i anladığınız dilde okuyun, onlarca defa tekrar eden bir ibare göreceksiniz:
“Akıl Sahipleri”
Orada, ibret de, öğüt de, hikmet de “akıl sahiplerine” verilmiştir! Kur’an-ı Kerim’in inmeye başladığı günden bu yana 1395 yıl; Miraç Gecesi’nin üzerinden ise 1384 yıl geçti, yine de kutlu olsun. Elbet bunda da vardır bir hikmet!
22 Yorum
31 Ağustos 2005 | “İbretlik” hikayeye konu olan hanım kızı, Emin Çölaşan’a faks yoluyla ulaştırmışlar. Hikayeye inanmamış haliyle, “…olayın Hollanda’da olduğunu yazıyorlar... Çünkü Türkiye’de olduğunu söyleseler insanlar inanmayacak ve ‘hangi hastanede’ diye soracak!” demiş sadece.
İbretlik hikayeyi bilmeyenler için özetleyelim. İnternette bir hikaye üstüne eklenmiş fotoğrafla gezinip duruyor kaç zamandır. Olay yeri bazen Umman oluyor, bazen Hollanda. Ama kız hep aynı… İddiaya göre genç bir kız müzik dinlerken Kur’an-ı Kerim okuyan annesinin elinden Kur’an-ı Kerim’i alıp yırtıyor. Kız hemen oracıkta alev alıp yanmaya başlıyor. Sonra hilkat garibesi bir hale bürünüyor... Linkten indirebileceğiniz hikayenin altına, göreceğiniz üzere, ayetlerde eklenmiş. “İbret versin” diye de kağıda basılıp elden ele de dolaştırılıyormuş bu hikaye.
Bahsi geçen kız aslında, bu sitede görüldüğü gibi Patricia Piccinini adında Avustralyalı bir plastik sanatçısının eserinden başka bir şey değil... Birisi bilerek ya da bilmeyerek böyle bir hikaye uydurup fotoğrafı da metne yamayıvermiş. Hikaye Patricia'nın kulağına gidince, o da çalışmanın altına bu ibretlik hikayeyle, eserinin alakası olmadığını belirtmek zorunda kalmış. Hikaye Emin Çölaşan’a kadar gittiğine göre “ibretlik” hanım kızımız artık hayli meşhur olmuş sayılır. Yakında ana haber bültenlerinde bile bu kızımıza rastlayabiliriz.
Hikayenin tüm versiyonlarında vurgu hep aynı: “İbret...”
İnsanlar imân ettikleri dinin yüceliğini ispat için neden mucizeler, ibretler ararlar; hâlâ anlayabilmiş değilim. Adı üstünde imân; inanırsınız ya da inanmazsınız. İmân edipte illâ ibret arıyorsanız; Kur’an-ı Kerim’i anladığınız dilde okuyun, onlarca defa tekrar eden bir ibare göreceksiniz:
“Akıl Sahipleri”
Orada, ibret de, öğüt de, hikmet de “akıl sahiplerine” verilmiştir! Kur’an-ı Kerim’in inmeye başladığı günden bu yana 1395 yıl; Miraç Gecesi’nin üzerinden ise 1384 yıl geçti, yine de kutlu olsun. Elbet bunda da vardır bir hikmet!


cidden urktum o pps dosyasını açınca. bence o dosyanın yanına parantez içinde (+18 gibi bişiy yazman lazm)
gerçekten ürktüm
Sanat galerisinde sergilenen bir heykelcik için +18 yazılır mı? :))
bana kısa film şeklinde gösterildi o olay. asla inanmadım,ama beni çok korkuttu.üstelik o akşam evde yalnız kaldım,korkum iyice depreşti,gidip arkadaşlarımı getirmek zorunda kaldım. ayrıca o gece yalnız da yatamadım
böyle saçma hikayeler insanın psikolojisini bozuyor. ibret alınmasıysa maksat,buna hiç gerek yok zaten bir sürü ibretlik hikaye var.
beni aydınlattınız bu konuda ,çok teşekkür ederim.
ben resmi görür görmez direkt kapattım pps dosyasını.
+18 yazılmalı, gerçekten rahatsız edici bir imaj
Haberi bu şekilde her yönüyle toplayıp ortaya koyan kişiyi gerçekten tebrik ederim. Net dünyasında dolaşan onca asparagas haber içerisinde bir tanesinin bile bu şekilde açıklığa kavuşmuş olmasına sevindim. Tüm bilgileri linkleriyle birlikte veren kişiye teşekkür ederim... Neo
"İbretle okuyacağınız bu olay Umman'da gerçekleşmiştir.Bir genç kız odasında müzik dinlemekteyken, Anneside sesli bir şekilde Kuran-ı Kerim okumakla meşgülmüş. Bu sırada annesi kızına müziğin sesini kısmasını söylemiş. Bunun üzerine genç kız annesine bağırarak kendisinin susmasını istemiş.Genç kız annesinin onu dinlemediğini ve Kuran-ı Kerimi hala sesli bir şekilde okumaya devam ettiğini görünce hemen annesinin yanına gelip insanlara rehber amacıyla indirilen kutsal kitabımızı annesinin elinden alarak yirtar. O anda kız biranda alev alıp yanmaya başlar.Söndürmek için annesi üzerine battaniye atar annesi battaniyeyi kaldırdığında ise aşağıda ibret verici manzara ile karşılaşır.Genç kız şuan Hollanda'da bir hastanededir. Ailesi genç kızın iğne vurularak öldürülmesini istiyormuş.
Bu olay dünya basınında sizlerinde tahmin ettiği sebep lerden dolayı gündeme getirilmemiş.Fakat bu olayı bilen insanlar el altından tüm insanlara bu ibret manzarayı yaymaya ve bilgilendirmeye çalışıyor."
Bana da yukarıda ki metin aynen geldi. internette aramaya başlayınca siteye rastladım. Diğer pek çok forumda falan da insanlar bu hikayeye kanmış.
Site sahibine ÇOK TEŞEKKÜRLER. Çok güzel anlatmış ALLAH RAZI OLSUN. Artık her yerde bu hikayenin uydurma olduğunu yazacağım.
Remzi Günceli
Esas iBRET ALINACAK BiR OLAY! bu yazıdır. Sonsuz Teşekkürler yazara.
Hala bu yazı nette ve elden ele dolaşıyor. çoğu kişi de doğru yanlış demeden inanıyor. Ne İslam dinine ne de Müslümanlara böylesi şeyler yakışmıyor.
oldum olası yaratıcığılımıza hayran kalmışımdır?! ben bu konuyu unüversite oku yan bir arkadaşım dan duydum bir araştırayım altından nelerçıkacak dedim sağolasın(tasarımcı)Duygusal bir toplum olarak bu tip safsataların uzun süra daha bizi etkiliyeceğini duşunuyorum özelliklede din eğitimimizin bu kadar kıt olduğu düşünülürse lise ve orta okul oruyan çocukların üniversite okuyanların yanında nasıl bir ruh halveti içine gire ceğini düşünemiyorum bile allah herkeze akıl salığı versin ve birşey daha babanızından bile şüphe edin araştırn araştırın
oldum olası yaratıcığılımıza hayran kalmışımdır?! ben bu konuyu üniversitede okuyan bir arkadaşımdan duydum bir araştırayım altından neler çıkacak dedim sağolasın(tasarımcı)... Duygusal bir toplum olarak bu tip safsataların uzun süre daha bizi etkiliyeceğini düşünüyorum özelliklede din eğitimimizin bu kadar kıt olduğu düşünülürse lise ve orta okul okuyan çocukların üniversite okuyanların yanında nasıl bir ruh halveti içine gireceğini düşünemiyorum bile allah herkeze akıl salığı versin ve birşey şüphe edin araştırn araştırın... ibrahim göknar.
ben izmir karşıyakadan mustafa toptal böyle bir olay karşısında şaşıp kaldık kurani-kerimi yırtmanın allah ne demek olduğunu anında göstermiş keşke hep böyle sorumsuzların cezasını anında verse hepsi bunun gibi ibreti alem olsa
Bu hikaye bir uydurmadır
aşağıdaki linkten
ipspatını görebilirsiniz.
http://www.yenisafak.com.tr/arsiv/2005/eylul/26/g04.html
Bu olay dünya basınında sizin de tahmin edebileceğiniz nedenlerden dolayı pek yer almadı, fakat insanlar arasında çok konuşulmakta.
Tamamen hayal ürünü ve YALAN olan bu olay baska sitelerde umman'da geciyor ama ne Hollanda da ne de başka bir yerde yaşanmıştır.
Nerden biliyorsunuz derseniz haklısınız.
http://www.patriciapiccinini.net/ adresine girerseniz onların silikonla yapılmış heykeller olduğunu ve bir müzedeki sergiden çekildiğini göreceksiniz.
İnsanların dini inançlarının ne amaçla böyle istismar konusu yapıldığı ise merak konusu. hangi cagdayız insanlar zaten müslümanlari asagilamaya can atıyor ve birkac kendini bilmezde onlara bilmeden cehaletle canak tutuyor.
allahın buyuklugunu gormek isteyen gitsin bir bebegin gozlerine baksın yada bir baligin pullarina. ANLAYANA...
Bu olay hala Kuranı yırtan kız diye anlatılıyor habire...
Geçtiğimiz yıllarda İslâm ülkelerini ayağa kaldıran "Mağara cini fotoğrafı", "Hz. Âdem'in dev iskeleti", "cehennemde kaydedilen sesler"
Yaz ayları boyunca sayısız internet sitesini arşınlayarak özellikle İslâm ülkelerinde yaşayan milyonlarca kişinin tüylerini ürperten "lanetlenmiş kız" fotoğrafı ve heykeltraş Piccinini'nin sözkonusu heykeli de içinde barındıran
"Deri Peyzajı" adlı eseri…
gibi kuyruklu yalanların ardından, internet ortamı dinsel inançlar üzerine oynanan sinsi bir oyunun daha arenasına dönüştü. Son birkaç aydır bütün İslâm ülkelerinde âdeta bir kitle histerisi şeklinde yayılan ve ürkütücü şöhreti kısa sürede ülkemize de ulaşan "Kur'an'a saygısızlık ettiği için hayvana dönüşen Ürdünlü genç kız" fotoğrafının, gerçekte Avustralyalı bir sanatçının silikondan yaptığı ilginç görünümlü bir heykele ait olduğu ortaya çıktı.
Bir dizi insan-hayvan karışımı canlıyı küçük bir erkek çocuğuyla birlikte tasvir eden bu heykel grubu, ünlü heykeltraş Patricia Piccinini tarafından 2003 yılında tasarlanıp hazırlandı. Halen Sydney'de yaşayan ve sıradışı yapıtlarıyla sık sık uluslararası sergilere davet alan Piccinini'nin anılan çalışmasına ait yakın plan bir fotoğrafı sanatçının internet sitesinden onun izni olmaksızın kopyalayan kimliği belirsiz "tebliğciler", sözkonusu fotoğrafa bir de "çarpılma hikâyesi" ekleyerek bunu sanal âlemde elden ele dolaştırmaya başladılar.
Konunun kısa süre içinde tartışma forumlarının sınırlarını aşıp paranormal olayların incelendiği "ciddi" sitelere sıçramasıyla birlikte olaydan Piccinini'nin de haberi oldu ve sanatçı kişisel sitesinde öfkeli bir açıklama yayımladı. Ancak, buna karşılık, "çarpılan kız" efsanesi, insanların bu tür dinsel hikâyelere inanmayı içtenlikle arzu etmeleri üzerine geçtiğimiz yaz ayları boyunca hız kesmeden yayılmayı sürdürdü.
İslâm'ın bu gibi yalanlara ihtiyacı mı var?
Her ortaya çıkışlarında geniş bir inanan kitlesi toplayan dinsel içerikli kent efsanelerinin, özellikle 2000'li yılların başlarından itibaren ciddi bir artış gösterdiği gözleniyor. İlk çıkış kaynağı genellikle belirlenemeyen ve faillerinin daha etkin bir uluslararası yayılım için interneti başarıyla kullandıkları bu tür paranormal hikâyeler, kimilerine göre "biraz abartılı ögeler (!) içermekle birlikte, insanları ilahî gerçeklere yaklaştıran bir tür tebliğ görevi" üstlenmekteler. Ancak, bu sakat düşünce tarzı istisnasız her seferinde olumsuz sonuçlar doğuruyor ve arka plandaki gerçeklerin ortaya çıkmasıyla birlikte, İslâm adına yola çıkanlar her seferinde İslâm'a izi kolay kolay silinemeyecek türden lekeler sürüyorlar. "Kur'an'a saygısızlık ettiği için çarpılan kızın dramı" gibi vak'alar zayıf olan imânları pekiştirmek adına doğru yöntem olarak kabul edildiği takdirde, benzeri bir başka durum yaşandığında, sözgelimi, "Filistin'de camileri basıp talan eden, Kur'an-ı Kerim nüshalarını yerlere atan İsrail askerlerinin neden olay ânında alev alıp yanmadığı" gibi bir sorunsal da bu kez aynı imânları zedeleyen bir anti-teze dönüşebiliyor. Bu açıdan bakıldığında, sözkonusu yalanları ortaya atan kişilerin samimi dindarlardan ziyade, farklı bir taktikle çalışan "din karşıtları" olma ihtimalleri daha yüksek...
Dinsel içerikli kent efsanelerine karşı öteden beri ödünsüz bir biçimde tavır alan Yeni Şafak Haber Merkezi, önceki yıllarda da "Birleşik Arap Emirlikleri'nde çekilen cin fotoğrafı", "Hz. Âdem'in Suudi Arabistan'da bulunan dev iskeleti", "Müslüman olan Alman fizikçisi Hans Aiberg", "cehennemde kaydedilen korkunç çığlıklar" ve "Astronot Neil Armstrong'un Ay'da ezan sesi duyup Müslüman olması" gibi başka bazı popüler yalanların da içyüzünü kanıtlarıyla birlikte açığa çıkararak Müslüman kamuoyunun dikkatine sunmuştu.
"Olay heykel"in tasarımcısı Patricia Piccinini:
'Fotoğrafı internet sitemden çalmışlar'
Avustralyalı heykeltraş Patricia Piccinini, sanat dünyasında sıradışı çalışmalarıyla tanınıyor.
Yeni Şafak'ın, ülkesi Avustralya'dan bağlantı kurarak görüşlerine başvurduğu bayan heykeltraş Patricia Piccinini (40), yapıtı üzerine son aylarda internette ortaya çıkan spekülasyonlardan dolayı tek kelimeyle burnundan soluyor. Olaydan ilk kez geçen Ağustos ayında haberdar olduğunu belirten Piccinini, gazetemize şu açıklamayı yaptı:
"Doğrusu, bu yalan karşısında söyleyecek söz bulamıyorum. Ben bir sanatçıyım ve dünyadaki bütün dinlere karşı sonsuz saygım var. Ancak, önceki yıl gerçekleştirdiğim bu çalışmanın fotoğraflarının kişisel internet sitemden çalınarak böylesine abuk subuk bir hikâyeye alet edilmesi karşısında tahmin edemeyeceğiniz kadar çok yıprandım. Sahtekârların kullandıkları fotoğraf, son iki yıldır dünyadaki bazı önemli sergilere katılan "Leather Landscape" (Deri Peyzajı) adlı yapıtımdan alınma bir detaydır. Bu yapıtı, hayâl gücümün ürünü olan, ancak genetik mühendislerinin gelecekte üretmesi olası bazı insan-hayvan karışımı hibrit yaratıkların ve onları ilgiyle izleyen küçük bir oğlan çocuğunun silikondan yapılma heykelleriyle oluşturdum. Beyaz deriden hazırlanmış fütüristik bir dekorun üzerine yayılan sözkonusu heykeller, ilk kez 2003 yılında Venedik Bienali'nde görücüye çıktı ve bir hayli ilgi gördü. O tarihten bu yana da daha bir dizi ülkede sergilendi. Yapıtın hazırlanmasında silikon ve derinin yanısıra tahta, akrilik ve insan saçı kullanıldı."
Olayın gerçek yüzünü kişisel internet sitesinde de açıkladığını belirten Piccinini, buna karşılık internetin yalanları yayma konusundaki hızına yetişmenin imkânsız olduğunu vurgulayarak, "Hiçbir dinin, varolmak için bu tür komik hikâyelere ihtiyacı yok. Bence bu tür kent efsaneleri ilk anda kitleleri bir ölçüde heyecanlandırsa da inançlı topluluklar arasında sonradan büyük bir hayâl kırıklığı ve öfkeye yol açıyorlar. O nedenle, yapılanın iyi niyetli bir dinsel misyonerlik çabası olduğundan son derece kuşkuluyum" şeklinde konuştu.
'Belge-fotoğraf'a (!) eşlik eden ürkünç hikâye
Patricia Piccinini'ye ait olan hibrit yaratık heykelinin fotoğrafını internet üzerinden kısa sürede bütün dünyaya yayarak özellikle İslâm coğrafyasında heyecan verici bir efsaneye dönüştüren sahtekârlar, görenlerin tüylerini ürperten bu "belge"ye (!) şöyle bir de arka plan hikâyesi eklemişlerdi:
Ürdünlü yaşlı bir kadın evinde Kur'an-ı Kerim okumaktadır. O sırada, yan odada yüksek volümde müzik dinleyen kızını teybin sesini kısması için uyarır. Ancak genç kız inançsız biridir; annesini bu uyarısından dolayı azarlar ve elindeki Kur'an-ı Kerim'e saygısızca vurur. Fakat, bunu yapar yapmaz bir anda bütün vücudu alevlerle kaplanır ve odanın ortasında cayır cayır yanmaya başlar. Dehşet içindeki anne hemen yakınlardaki bir battaniyeyi kapar ve kızını saran alevleri söndürebilmek amacıyla onu sıkıca sarıp sarmalar. Biraz sonra battaniyeyi açtığında ise fotoğrafta görülen insan-köpek karışımı korkunç yaratıkla karşılaşır. Kız, biraz önceki çirkin hareketi nedeniyle "çarpılmıştır".
Evde yaşananlar kısa sürede Ürdünlü resmî yetkililerin kulağına gider ve genç kız bilimsel olarak incelenmek üzere Hollanda'daki bir askerî hastaneye nakledilir. İnternette dolaşan görüntü de kızın incelemeler sırasında çekilen gizli fotoğraflarından biridir. Olay, "Kur'an'ın mistik gücü ve yüceliği uluslararası kamuoyu tarafından kabul görmesin" diye aylardır bütün dünyadan saklanmaktadır. Ancak, bu muhteşem "kanıt", nasıl olduğu anlaşılamayan bir yolla Hollandalı yetkililerden kaçırılarak bizim aşırı ateşli tebliğcilerimizin eline geçmiştir.
Tabiî, bütün bu hengâmede kaş yapılacak derken bir kez daha göz çıkartılır ve tıpkı daha öncekilerde olduğu gibi bu olayın balonunun da patlamasıyla birlikte İslâm'ın uluslararası alandaki itibarına bilerek ya da bilmeyerek müthiş zararlar verilir. Olayın aydınlığa kavuşmasıyla birlikte, bugünlerde Batı kaynaklı birçok internet sitesinin sözkonusu hikâye nedeniyle Müslümanları makaraya alan yorumlar yayımladığı dikkati çekiyor.
hikeye falan demeyin böyle bir olay olabilirdide. Allah her şeye kadirdir
çarpılan kız efsanesi hala devam ediyor anlaşılan :)) yav aşın bunları kardeşim
bizce gerçekten böyle birşey olabilir
bu tür olaylar tarih boyunca söylendi kızıl denizin ikiye yarılmasıda güneşin ikiye bölünmeside inanmayanlar için imkansızdı ama dünyanın sonuna geldiyimiz şu zamanda inananlar için az bile daha yecüc mecüc dabbetül arz vs.olaylar var allah inananları korusun
oooooh be şükürler olsun birisi çıkıp şu olayı aydınlattı hani derler ya delinin biri kuyuya bi taş atmış 10 akıllı çıkaramamış bu da onun gibi bişey neyse umarım insanların kafasını bu tip şeylerle karıştıranlar cezalarını bulurlar
Tarih mucizelerle doludur. allah bazı inanmamakta ısrar eden kullarına böyle mucizelerle doğru yolu gösterir. Rabbimin herşeye gücü yeter. ayrıca üzerinden 14 asır da geçse kuran-ı kerim zaman üstü bi kitaptır.Anlayana...
kardeşler lütfen İslam'ın böyle şeylere ihtiyacı yok. bunlar Patricia Piccinini'nin heykelleri birkaç kendini bilmez böyle bir yalan uydurmuş. yazık gerçekten yazık.
gerçekten ibret verici bir şey böylelerinide allah öldürsün