<

<

Hatırlarsınız, 25-27 Mayıs tarihlerinde yapılacakken tepkiler nedeniyle ertelenen "İmparatorluğun Çöküş Döneminde Osmanlı Ermenileri: Bilimsel Sorumluluk ve Demokrasi Sorunları" başlıklı bir konferansımız vardı. Adalet Bakanı Cemil Çiçek tepkisini sert biçimde ortaya koyunca, konferans iptal edilmişti. Hiçbir yaptırımı yokken, kendi kendilerine konferansı erteleyip, mazlum durumuna düşmek. Akıllıca bir yol.



Ertelenen konferans 23-25 Eylül’de yine Boğaziçi Üniversitesi’nde
yapılacakmış. Türk kamuoyunda da dünya kamuoyunda da özgürlük, demokrasi, bilimsellik diye neleri savunduğun farkında olmayan güruh, mazlum konferansçıları şimdi daha candan destekleyecek, dört bir yandan destek yağacak. Ne akla hizmet ettiğini bilmeden imaj, demokrasi, özgürlük, bilimsellik lafları edilecek.



Ermeni meselesi 1926 yılından beri bilimsellikten çok uzaktır, tamamen siyasileşmiştir.Bu konferansın siyasiliğini anlamak için de birkaç oturumun adına ve hazırlık komitesinin isimlerine bakmak kafi.



Oturumlar: Tehcir ve Katliam, Facia ve Kurtuluş Öyküleri, Anılar ve Tanıklıklar, Dünyanın Bildiği Türkiye’nin Bilmediği.



Hazırlık Komitesi Prof. Dr. Murat Belge, Doç. Dr. Halil Berktay, Prof. Dr. Selim Deringil, Prof. Dr. Ethem Eldem, Prof. Dr. Çağlar Keyder, Yard. Doç. Dr. Hakan Erdem, Yard. Doç. Dr. Akşin Somel ve Doç. Dr. Cemil Koçak.



İlk oturum adına bakalım; önyargı taşımaması gereken bilimsellik çoktan yara almış, Ne BM’ deki tarife, ne de sözlük anlamına bakmadan “tehcir” ile “katliam” kelimesi yan yana getirilmiş. Demek ki, bilimsel bildireler değil, siyasi bir propaganda bildirisi dinleyeceğiz. İkinci oturum; adı, bilimsel, acıklı “öyküler” de konabilirmiş. Üçüncüsü; “Bilimsellik” yine sadece Ermeni Meselesi’ne has olarak, yazılı kaynaklara değil, sözlü hikayelere dayandırılmış. Dördüncüsü; Dünya bilmiş, Türkler cahilmiş…



Hazırlık komitesinde ki bana göre en müstesna şahsiyet Halil Berktay’dır. Çünkü bunlar gibi yüzlercesi var. Diasporanın ABD’ de okutup, anavatanına yolladığı tipler. Ortadoğu'da Kral olanı da var, Bakan olanı da... Türkiye'de ise daha ziyade “aydın” kesimde ve medyada boy gösterirler. Çünkü çağdaş emperyalizmin oyunları bu çağda böyle işliyor: İçerden… Zamanında (1922) Rusya’da “Bezbojnik” (Allahsız) Dergisi kurucusu, Militan Allahsızlar Birliği Başkanı ve Komünist Partisi din karşıtı politika uzmanı olan Emeliyan Yaroslavsky’nin( 1878-1943) (Bkz: “Yaroslavski”, Ateistik Ansiklopedik Lugat, s. 443) , Türkistan’daki İslam aleyhinde ki faaliyetlerine yönelik militanlarına söylediği gibi;

Müslümanlar arasında din aleyhindeki propagandalar, yalnız Müslümanlar arasından çıkmış yoldaşlar tarafından yürütülmelidir. Bunlar İslam’ı iyi bilenler arasından seçilmelidir, çünkü Müslümanlar bizden ziyade kendi içlerinden çıkanlara inanırlar. (K. Makarov Maruzesi, Taşkent, 1931, s.10)



Halil Berktay'ın aslında iktisat kökenli olsa da dünyayı yerinden oynatacak tarih tezleri var. "Türkler, Kurtuluş Savaşı'nda Anadolu'yu yeniden işgal ettiler", “Türkler Etnik Temizlik Yaptı” dahi diyebilen biri. Şu linkte okuyacaklarınız ise “içerden” Halil Berktay’ı o kadar güzel anlatmış ki.



Uzun uzun anlatmaya, gaza gelip, tarihi deliller öne sürmeye gerek yok. Dediğim gibi konu siyasi, bir Türk lobisi olmadığına göre üstesinden gelebilirlerse siyaseiler gelecek. Ama konferans için bir ihtimal daha var; konferans günü Boğaziçi Üniversitesi’nde, partiler üstü bir eylem yapılabilir. Halk, öğrenciler, sivil toplum örgütleri, şu, bu… Ellerinde Türk Bayrakları ile konferansı kınamak için bir protesto düzenlenebilir, çok da manidar olur.


/p>
<
<

<5/span> Yorum: “
    <
  1. # <Blogger izlenimleryazıyor...