<

<






PKK' nın bir internet sitesinde "bombalı eylemleri nerede yapalım?" konulu anket haberlerini okuduktan sonra hala PKK' nın ne kadar demokratik bir terör örgütü olduğunu anlamadıysanız, az bekleyin. AB(Z) sevdası uğruna, gözümüze soka soka PKK nın ta kendidisini ve piyonlarını demokratik sisteme dahil edecek yol hazırlanıyor nasıl olsa.





Haberlerin ardı arkası kesilmiyor. Başbakan Recep Tayyip Erdoğan’ ın daha önce 3 kez güvenlik(!) sebebiyle ertelenen Diyarbakır gezisi sonunda Cuma günü gerçekleşecek; görünür sebep Başbakan olduğu ilk günlerde temelini attığı toplu konutların anahtar teslim töreni...





Gezi hakkında çıkan birkaç haberin başlığına, bir tanesinin de tam metnine bakalım;

"Diyarbakır Barosu: Başbakan’dan barış mesajları bekliyoruz.
Erdoğan'nın Diyarbakır yaklaşımı.
Diyarbakır’da Erdoğan alarmı !
Ankara'da dinleyecek Diyarbakır'da konuşacak.
Başbakan Diyarbakır dersine çok iyi çalıştı!

Erdoğan, PKK 'ya barış çağrısında bulunan aydınların görüşlerini dinledikten sonra Diyarbakır'da önemli mesajlar verecek.
Aydınlar tavır belirledi.
Dört bin polisli Diyarbakır gezisi.
AB gazeteleri: Dikkatle izliyoruz.
AB: Ziyaret sembolik olmasın.






“Diyarbakır’da Başbakan Erdoğan’ın gelişi öncesi güvenlik güçlerinde üst düzey tedbirler alındı. Emniyet birimlerindeki tüm izinler ikinci bir emre kadar iptal edildi, Diyarbakır’ın giriş ve çıkışlarında, kentin önemli görülen noktalarında özel timler oluşturularak, şüpheli kişiler kontrol ediliyor. Başbakan Erdoğan’ın gezisi için bir kısmı özel harekat timlerinden oluşan 4 bin polisin görevlendirildiği Diyarbakır’da olası korsan eylemlere karşı da ayrıca tedbir alındı. Emniyet yetkilileri, herhangi bir sorunun yaşanmaması için polisin 24 saat görevi başında olduğunu söyledi.”


Hemen her gazetede bu haberleri bulabilirsiniz. Bu nasıl bir havadır, anlamak mümkün değil. Bir ülkenin Başbakanı kendi ülkesinde bir şehre gidiyor ama alınan güvenlik önlemleri ve geziye yüklenen anlam o kadar yoğun ki; insan Başbakan’ın Kıbrıs Rum kesimine falan gideceğini zannediyor. Daha birkaç aya kadar Başbakan; “AB’ li parlamenterler neden Ankara’ ya uğramadan Diyarbakır’a gidiyor; niçin Erzurum, Erzincan değil de Diyarbakır?” diye söylenmiyor muydu?



Bugün Erdoğan’ ın ve medyanın yaptığı ne peki? Habercileri suçlayacak halimiz yok, onlara bu havaya veren Erdoğan. Elbette bölgede ki terör yoksulluk ve nice sorunların bir an önce çözüm bulmasından yanayım, ama bunun böylesi bir hava içinde yapılmasının siyasi anlamı çok farklıdır. Bu havada yapılan bir gezi de artık Başbakan’ın söylediklerinin pek anlamı yoktur. Cesaretlendirdiği taraf belli. Dehap, Leyla Zana ile saz ekibi, Baydemir, AB li dostlar arasında ve İmralı’ da bu duruma çok sevinenler olacak. Siz artık Diyarbakır’ da ne derseniz deyin, bu sevinenler ve yandaşlarının küstahça cevaplarından ve yorumlarından da kurtulamayacaksınız. Unutmadan, dünya basınının, haber ajanslarının bu konuyu yansıtış şeklini sonra millete şikayet etme hakkınız vardır Sayın Başbakan. Bu hakkınızı saklı tutun, zira en geç Pazartesi günü lazım olacak.




Umarım Başbakan "demokratikleşme" adına ne yaptığının farkındadır, Çankaya yollarını hayal ederken, yüce divan yolunu tutan bir Başbakan daha görmek istemem; bir sonra ki Diyarabakır gezisinde Kürdoloji Enstitüsü' ne temel atan bir Başbakan görmek istemediğim gibi...
/p>
<
<

<3/span> Yorum: “
    <
  1. # <Blogger enahxusyazıyor...