<

<


Türkiye' nin son 13 ayda verdiği şehit sayısı 114. 2003' de ise bu sayı 5 idi. 114 şehidin, 54' ünün kanına -menşei ve finansörü belli- mayınlar girdi. Son iki ayda ise 20 şehit verildi.



Bundan iki hafta önce, AB yolunun geçtiği ( ! ), bazılarının çok farklı şekilde biçimlendirip sunmak istediği, YÖK' ün elinin uzanamadığı, Diyarbakır Dicle Üniversitesi, Fen-Ebdb. Fakültesi'nde ölen teröristler için; resimli, şiirli anma töreni yapıldı.



Geçen perşembe günü, eski HADEP'in Genel Sekreter Yardımcısı Hikmet Fidan, PKK tarafından verilen talimata (!) uymadığı için, Diyarbakır' ın Bağlar semtinde PKK tarafından başına sıkılan tek kurşunla infaz edildi. Fidan daha önceleri de parti içinde genel başkanın bile PKK tarafından verilen çarşaf listelerin üzerinde kalem oynatamadığını söylemişti.
HADEP çevreleri cinayete sessiz kaldı. Daha önce de aynı sebeplerle Kemale Sor ve Sipan Rojhilat öldürüldü. Yine kimsenin sesi çıkmadı.



Ölen teröristlere ambulans tahsis etmeyi, teröristlerin ailelerine baş sağlığı dilemeyi görev sayan Diyarbakır Belediye Başkanı Osman Baydemir ise PKK tarafından infaz edilenlere "deposu delik" diyerek ambulans tahsis etmedi. Ne insan hakları savunucuları (!), ne dava (!) arkadaşları cenazesine gitmedi, gidemedi.



Daha önceleri çok tartışılan, Mardin, Kızıltepe' de -ateş ettiğine ilişkin bulgular laboratuvar sonuçlarıyla belgelenen- terörist için; Diyarbakır’daki DEHAP’lı Sur Belediyesi, kamunun parasıyla anıt yaptırdı. Anıtın üzerine de 13 delik konduruldu, çoçuğun yaşını ve kurşun yaralarını temsilen.



Perşembe günü Londra' da patlamalar oldu, -şimdilik- 52 kişinin öldüğü açıklandı. The Guardian yazarı, Audrey Gillan patlama günü Londralıların haleti ruhiyesini, "Rüya mı görüyorum ?" diyerek aslında çok güzel özetledi. İngilizlerin bu şaşkınlıklarının üzerinde durmak gerek.



Hayır, hayır... Rüya görmüyorsunuz beyler!
Sömürü düzenine başladığınız günden beri, sürekli İngiltere dışında, İngiltere adına (!) savaşdınız. İngiltere' yi savaşa ırak; refaha yakın eylediniz. Sadece kömür yatakları bakımından kendinize yetecek bir ada ülkesiyken, adanızın 108 katı büyüklüğünde, "Sömürü İmparatorluğu" kurdunuz. Güneşi batırmadınız. Güya elinizi çektiğiniz bölgelere, nifak tohumları serpiştirip, gittiniz. Başedilebilir küresel terörü, teşviklerinizle başaçıkılmaz hale getirdiniz! Şimdi dik burnunuz, yere sürtüyor! Rüyanızdan uyandırıp, tanıştırayım!



Hitler' in hava bombardımanı hariç, harp yüzü görmeyen topraklarınız, gayr-i nizami harp ile tanışıyor! Rüya değil bu! Irak' da ölen onbinlerce sivil kadar, Srebrenitsa' da katledilen 8 bin Müslüman kadar, Türkiye' deki 30 bin şehit ( ve daha burada sayamayacaklarım ) kadar gerçek. Biz buna kabus diyoruz, siz ise rüya... Kabus yeni başlıyor!



11 Eylül sonrası ABD de, başlayan; tutuklamalar, ev baskınları, alarm seviyeleri, güvenlik önlemleri, İngiltere'de de başladı. Diğer AB...Z ülkerinde de sıkı tedbirler alınmaya başlamış.




Benim elimden fazla birşey gelmez, AB...Z yolun(un) (sonu) geçtiği Diyarbakır' a bir haber salın bakalım! Belki de; Kürt silahlı ordusu, bağımsız Kürt savaşcıları diye haber ajanslarınızdan geçirdiğiniz, terör örgütü PKK gelir de güvenliğinizi sağlar. Yine de herhangi bir talihsizlik falan olucak olursa, ihsan ve desteklerinizi esirgemeyerek sırtını sıvazladığınız, Diyarbakır Belediye Başkanı Osman Baydemir, ölülerinizi taşımak için ambulansı ile emrinize amadedir. Yok yok, bu sefer "deposu delik", demez korkmayın!
/p>
<
<

<4/span> Yorum: “
    <
  1. # <Anonymous wasyazıyor...