<

<


KPSS 
test tekniğine dayalı sorulardan oluşan bir sınavdır. Bu sınavlarda başarılı olmak test çözme becerisi
kazanmayı gerektirir. Çünkü bu sınava müracaat eden aday sayısı her yıl artmakta
kontenjanlarda sınırlı kalmaktadır. Yani kazanmak her yıl bir önceki yıla göre
daha da güçleşmektedir. Bu güçlüğün üstesinden gelmek için adayın sınav
süresince yaptığı netlerin yüksek olması gerekir.



Test tekniğine dayalı sınavlarda başarısızlığın nedeni genellikle bilgi
eksikliğinden değil, sorulara yaklaşım tarzından veya soru sitiline aşina olmamaktan
kaynaklanır. Test tecrübesi sınav sonucunu etkileyen en önemli etkenlerdendir. Test
çözme tekniğini iyi bilmek istenen sonucun alınmasını büyük oranda
sağlayacaktır.



Sınavdan önce çözülen yüzlerce hatta binlerce sorunun oluşturduğu bilgi birikimi
adayın sınavda başarılı olmasını sağlar. Çünkü çözülen her soru gerçek
sınav öncesi adaya tecrübe kazandıracaktır. Aday bu bilgi birikimiyle sorulara nasıl
yaklaşacağını ve soruları nasıl çözeceğini, hangi yolları kullanacağını, ne
kadar süre ayıracağını ve nelere dikkat edeceğini öğrenir.

 

KPSS sorularının
özellikle yoruma dayalı olması yani bilgiden ziyade öğrencinin bilgi birikimini
kullanmayı ölçen nitelikte olması tecrübeli olmayı ön plana çıkarmaktadır.
Tecrübe ise çözülen soru miktarıyla ölçülür. KPSS'de başarılı olmayı
hedeflenen adayın test çözerken “bir sorudan ne çıkar canım” diyerek o soruyu
yok sayması en büyük hatadır. Çözülen her bir soru tipi aday için bir avantajdır.
Sınava hazırlanan adayın çözemediği her sorunun doğru cevabını öğrenmesi
gerekir.



Test Çözme Becerinizi Arttırın:



1. Bir konuyla ilgili soruları çözmeden önce o konuyu iyi öğrenmelisiniz. Soru
çözerek de öğrenip öğrenmediğinizi kontrol etmiş olursunuz.



2. Amaç KPSS’de başarılı olmak ise KPSS niteliğine uygun sorular çözmelisiniz.



3. Soruları kendinize zaman tanıyarak çözün. Çünkü gerçek sınav sadece bilginizi
değil bilgi kullanma hızınızı da ölçmektedir. Bu yüzden 120 soru için 120 dakika
süre tanınmaktadır.



4. Her sorunun size sınavda sorulabileceğini düşünerek yanıtlamaya çalışın.
Çözemediğiniz veya yanlış çözdüğünüz sorunun mutlaka doğru çözümünü
öğrenin.



5. Soruyu çok fazla okuyarak zihninizi karıştırmayın.



6. Soruyu çözmenizi sağlayacak soru metninde yer alan önemli kelimelerin altını
çizin.



7. Her gün belirli miktarda soru çözmeye çalışın. Soru çözmek sizde bir
alışkanlık olsun.



8. Soru kökünü ve soru paragrafını anlamadan şıkları okumaya başlamayın. Önce
size verilenleri ve sizden istenenleri iyi belirleyin. Bu sizin cevabı daha kısa sürede
ve daha doğru bir şekilde bulmanızı sağlayacaktır.



9. Bütün şıkları okumadan doğru olduğuna inandığınız şıkkı işaretlemeyin.
Çünkü bazı sorular sizden en doğru cevabı bulmanızı ister.



10. İki cevap da birbirine benziyorsa, cevap, büyük ihtimalle ikisi de değildir. İki
şık birbirinin zıttaysa, bunlardan biri doğrudur.



11. Yanlış olduğuna kesin emin olmadıkça, ilk tahminde bulunduğunuz cevabınızı
değiştirmeyin.



12. Doğru çözdüğünüzden emin olmadığınız soru ve sorular varsa o soruya hemen
değil de birkaç tane soru çözdükten sonra bakın.



13. Yanlış çözdüğünüz sorulardan ötürü ümidinizi kaybedip karamsarlığa
düşmeyin. Çünkü her yanlış çözdüğünüz soru şayet doğru çözümünü
öğrenirseniz sizin için bir kazançtır.



14. Çözemediğiniz soruları düşünerek stres yapmayın. Her öğrencinin
çözemeyeceği sorular mutlaka çıkar.



15. Uzun paragraftan oluşan soruları “uzun soru zordur” yargısında bulunarak o
soruyu okumadan geçmeyin. Paragraf sorularının en önemli özelliği cevabının
paragrafın içinde gizli olmasıdır.



16. Paragraf sorularında önce soru kökünü okursanız paragrafı daha kolay ve kısa
sürede anlarsınız. Bu ise soruyu daha çabuk çözeceğiniz anlamına gelir.



17. Doğru cevaba daha kısa sürede ulaşmak istiyorsanız yanlış olduğuna
inandığınız şıkları hemen eleyin. Kalan şıklar üzerine düşünün.



18. Sayısal sorularda işlemleri mutlaka kaleminizi kullanarak yapın.


Not tutmanın
faydası derse olan ilgiyi artırmasıdır. Böylece, dinlerken dikkatin uzun süre diri
kalması sağlanmış olur. Alınan notlar, yazanın kaleminden çıktığı için bilgi
yazanın malı haline gelmiştir. Bu notlar tekrar edilerek yabancılık
çekilmeyeceğinden, bir başka deyişle sizin ürününüz olacağından daha kalıcı
olacaktır. Unutmayın ki beyniniz size ait olan kavramlara, cümlelere aşinadır.



Not tutarken kağıt konusunda cömert davranın. Ufak kağıtlara, mikroskop yardımıyla
okunacak yazılarla not almayın. Bu durum hem ders çalışma arzunuzu yok eder (estetik
açıdan) hem de göz sağlığınız açısından sizin için zararlı olur. Ayrıca not
tutarken kağıdın alt, üst ve yanlarında boşluk bırakınız. Bunun ne faydası
olacak derseniz, not alırken sizin aklınıza gelen örnekleri, cümleleri, soruları
buralara yazabilirsiniz. Bütün bunların yanında renkli kağıtlardan, renkli
kalemlerden yararlanırsanız, çalıştığınız dersten zevk alabilirsiniz. Kısaca
ders çalışmayı bir zevk haline getirebilirsiniz.



Yazdığınız notların belli soruları yanıtlar nitelikte olması oldukça önemlidir.
Böylece alınan notlar fonksiyonel olma özelliği taşır. "Kim",
"nerede", "ne zaman", "nasıl", "niçin",
"ne" gibi sorulara yanıt verecek şekilde olmalıdır alınan notlar.



Kendiniz için kısaltmalar yapın. Bu uygulama zaman kaybını engelleyecek ve hızlı
bir şekilde not tutmanızı sağlayacaktır. Kendinize ait şifrelemelere başvurun.
Belli kelimeleri anlayacağınız şekilde kısaltarak yazın ("örneğin"
yerine "ör.", "bununla birlikte" yerine "+", "aynı
anlamda" yerine "=" gibi). Ayrıca önemli olan kavramların, can alıcı
noktaların altını çizebilir ya da bunların yanına yıldız gibi çeşitli işaretler
koyabilirsiniz. Yazı karakterini farklılaştırarak da (italik yazma ya da büyük
harfleri kullanma gibi) dikkati bu cümleler ve kavramlar üzerinde
yoğunlaştırabilirsiniz.



Not tutarken karşılaştığınız ve anlamını bilmediğiniz kavramların ne olduğunu
öğrenip o kelimeleri sık sık kullanarak hafızanıza yerleştirmeye gayret ediniz.
Unutmayın ki her dersin kendine özgü terimleri vardır. Bunları bilmeyen bir
öğrencinin konuyu tam olarak kavraması mümkün değildir.



Son olarak derste tuttuğunuz notları, evde temize geçirin. Böylece bir defa dinleyip
iki defa not aldığınız bilgiler kalıcı olacaktır. Konunun ana başlıklarını, yan
başlıklarını belirleyip düzgün bir kodlama yapınız (Ana başlıkları büyük
harfle, yan başlıkları rakamlarla gösterebilirsiniz). Böylece zihninizde konunun
şablonu belirmiş olur. Konu karmaşası, zihinsel dağınıklık ortadan kalkar. Konunun
en sonuna şematik bir şablon çıkarmanız, konuyu bütün olarak görmenizi ve kolay
anlamanızı sağlayacaktır.



Her dersin sonunda (45 dakika) yaklaşık beş dakikayı tekrara ayırmanız bilginin
kalıcılığını sağlamak açısından oldukça önemli. Bunun ardından on dakika
dinlenmek için kendinize zaman ayırın. Her günün sonunda yatmadan önceki son
etüdünüzü o gün çalıştığınız dersleri tekrar ederek değerlendirin. Özellikle
uykudan önce yapılan bu tekrarın unutmayı engellediği bilimsel olarak
ispatlanmıştır. REM uykusu (rüya görülen dönem) döneminde salgılanan bazı
hormonların yeni bilgilerin pekişmesine zemin hazırladığı görülmüştür. Yine
yapacağınız bir başka önemli iş de sabah kalktığınızda bir gün önceki dersleri
tekrar etmektir. Böylece bilgi daha kalıcı bir duruma getirilmiş olur. Haftanın belli
saatlerini, ayın belli günlerini tekrar yapmak amacıyla belirleyin.



Tekrar yaparken kendinizin yazdığı özet notları kullanmanız
teferruatta boğulmamanız için önemlidir. Bunun yanında bir başkasına anlatarak
tekrar yapmanın da büyük faydası vardır. Bu tekrarlar sonucunda konuyu ne derece
bildiğinizi ölçmenin yolu bol bol soru çözmektir. Test sorularının yanında önceki
ÖSS'lerde çıkmış olan soruların çözülmesi konudaki eksikliklerin belirlenmesi
açısından oldukça önemlidir. Yanlış cevaplanan soruların neden yanlış
yapıldığı irdelenmelidir. Böylece teorik olarak yaptığınız tekrarı, soru
çözerek pratik açıdan da gerçekleştirmiş.



Tekrar yaparken aynı tür dersleri (sayısal veya sözel) çalışmanız sıkıcı
olacağı için dikkat dağılmasına neden olacaktır. Sözel ve sayısal derslerin
beraber tekrar edilmesi bu açıdan faydalıdır.



Aşırı tekrarın yararından daha çok zararı vardır. Çünkü devamlı aynı
uyarıcıya muhatap olan beyin belli bir süre sonra bundan sıkılacak, bu durum da
motivasyon bozukluğuna neden olacaktır. O nedenle yukarıda belirttiğim gibi belli
periyotlarla bu tekrarın yapılması öğrenciyi konuya daha ilgili kılacaktır.





/p>
<
<

<8/span> Yorum: “
    <
  1. # <Anonymous Adsızyazıyor...