<

<

Odak Araştırma ve Danışmanlık Grubu tarafından yapılan 'Cumhuriyet ve Demokrasi Araştırması'nda,
Cumhuriyet ve demokrasi ile ilgili algılar, temel hak ve özgürlüklerle ilgili yayın kanaatleri, siyasi temsil ve katılımla ilgili görüşleri, rejimin temel esasları ile ilgili görüşleri, siyasi erkin kullanılması ile ilgili düşünceleri, seçmenlerin siyasi eğelimlerindeki güncel değişiklikler sorgulanarak, değerlendirmeye tabi tutuldu.




Araştırma, 15 Kasım - 16 Aralık 2006 tarihleri arasında, Adana, Ağrı, Ankara, Antalya, Aydın, Balıkesir, Bursa, Erzurum, Gaziantep, Hatay, İstanbul, İzmir, Kastamonu, Kayseri, Kırıkkale, Kocaeli, Konya, Malatya, Manisa, Mardin. Samsun, Diyarbakır, Tekirdağ, Trabzon, Van ve Zonguldak illeri ile 89 ilçe, 423 mahalle ve 45 köyde gerçekleştirildi.




Araştırmaya göre, Türkiye'de tam demokrasi olduğuna dair inancın düşük olduğu görülüyor. Eğitim seviyesi düştükçe tam demokrasi olmadığına dair olan inanç azalıyor. Türk halkı en önem verdiği ve sahip çıktığı hak olarak, seçme ve seçilme hakkını ön planda tutuyor. Bunu ifade ve düşünce özgürlüğü takip ediyor. Din ve vicdan özgürlüğü ise üçüncü sırada yeralıyor. Haber alma hakkı ise son sırada bulunuyor. Aile içinde kararların demokratik alındığını belirten kesim yüzde 78.1 gibi büyük bir çoğunluğa ulaşıyor. Daha güçlü bir devlet için demokratik hakların kullanımının sınırlandırılmasına karşı olanlar ise daha yüksek oranda. Toplum, fikir ve ifade özgürlüğü konusunda genelde demokratik tavır içinde. Kültürel etnik grupların çeşitliliği, dilini konuşması ve serbest yayın yapması konusunda onay verenler daha çok sayıda. Toplumun çoğunluğu hangi gerekçe olursa olsun işkenceye karşı. İdam konusunda ise toplumun tam ortadan ikiye bölünmüş olduğu görülüyor.




Araştırmaya katılanlara göre, en beğenilen siyasi slogan, 1940'lı yıllarda Demokrat Parti'nin kullandığı "Yeter söz milletin" ve 1970'li yıllarda CHP'nin kullandığı "Ne ezilen ne ezen. İnsanca, hakça bir düzen".




Toplumun yüzde 26'lık kesimi hukuk ve yargı sisteminin adil olduğuna inanıyor, yüzde 58.5'lik kesim ise inanmıyor. Toplumun büyük çoğunluğu haksız yargı kararlarına karşı Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi'ne başvurmayı düşünüyor.




SÖZDE ERMENİ SOYKIRIMI İDDİALARI




Sözde Ermeni soykırımına toplumun sadece yüzde 13'ü katılıyor. Yüzde 72.7'lik kesim ise bu fikre katılmıyor.




Resmi kurumlarda başörtüsü yasağına toplumun yüzde 58.3'ü olumsuz bakarken, yüzde 27'si olumlu bakıyor. Başörtüsünü rejime karşı siyasi bir simge olarak düşünenlerin oranı 28.1.




Azınlıklara verilen hakların yeterli olduğu, bu hakların arttırılmasının rejimi tehlikeye düşüreceği kanaati olmakla birlikte Aleviler'in haklarının artırılmasına hoşgörü ile bakılıyor. Seçmenler, daha güçlü bir devlet için demokratik hakların kullanımının sınırlandırılmasına karşı tavır sergiliyor.




Toplumun yüzde 53.3'lük bölümü, siyasi partilerde, parti için demokrasi olduğuna inanmıyor, inananların oranı ise sadece 18.7. Milletvekili dokunulmazlıklarının sınırlandırılmasını isteyenlerin oranı yüzde 74.7.




Mevcut partiler arasında yüzde 22.4'le AK Parti en demokrat parti olurken, CHP yüzde 11'de kaldı. MHP'nin oy oranı ise yüzde 5.2.




Mevcut siyasi partiler arasında en cumhuriyetçi parti yüzde 21.8'le CHP olurken, AK Parti'nin oranı 14.1 oldu. Türkiye'de en beğenilen siyasi lider veya devlet adamı ise yüzde 25.3'le Başbakan Recep Tayyip Erdoğan oldu. Erdoğan'ı yüzde 6.6 ile Deniz Baykal izledi.




Toplumda rejimin ciddi tehdit altında olmadığı kanısı daha yüksek.




CUMHURBAŞKANLIĞI SEÇİMİ





Toplumun büyük çoğunluğu (Yüzde 77.5) cumhurbaşkanını halkın doğrudan seçmesini istiyor. Başkanlık sistemine geçilmesi konusunda toplum ikiye ayrılmış durumda. Geçilmemeli diyenler yüzde 38.2 iken, geçilmeli diyenler yüzde 37.5 oranında.




Toplum, AB uyum süreci sayesinde demokrasi ve insan hakları standartlarının yükseleceğine inanıyor. AB uyum sürecinin ekonomik ve sosyal koşulların iyileşmesinde etkili olacağını düşünenlerin oranı yüzde 53.7.AB uyum sürecinin kültürel çeşitliliğinin sağlanmasına etkisi olacağına katılanların oranı yüzde 51.8. AB uyum sürecinin ulusal egemenliğin kaybedilmesine etkisi olacağı görüşüne katılmayanların oranı yüzde 52.7.




Toplum, medyayı ülke yönetiminde en etkin grup olarak görüyor. Bunu sırasıyla Amerika-İsrail ile hükümet izlerken, dördüncü sırada derin devlet yeralıyor.




(ÖK-ÖK-Y) (İhlas Haber Ajansı)
/p>
<
<

<1/span> Yorum: “
    <
  1. # <Anonymous Adsızyazıyor...


Google


Vikipedi Ansiklopedi Değildir








Bu bloga eklenecek yeni yazıları RSS tekniğiyle

 XML›